31 Temmuz 2013 Çarşamba

SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?

SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR? Evet, selülit bir hastalıktır. Tıptaki adı Hidrolipodistrofidir. SELÜLİT TEŞHİSİNİ KENDİMİZ KOYABİLİR MİYİZ? Evet selülit bir hastalıktır.

Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkınt


SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?



SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?

28 Temmuz 2013 Pazar

Anne sütünü artırmak için ne yapmalıdır.

Anne Sütünü Artırmak İçin


Sütün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirilmelidir. İlk günden başlayarak bebeğin anne sütü dışında bir besin ya da içecek almaması sağlanmalıdır.



Anne Sütünü Artırmak İçin


Sütün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirilmelidir. İlk günden başlayarak bebeğin anne sütü dışında bir besin ya da içecek almaması sağlanmalıdır.


Anne bebeği kabullenip, kendisini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalıdır.


Bebek, doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Sık emzirmek bol süt gelmesini sağlamaktadır, göğüslerin şişmesini ve acımasını da önlemektedir.


Emzirmeden önce ya da sonra hazır mama, inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi, bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Dolayısıyla annenin sütünün azalmasına da neden olur. Bu tür ek gıdalara, bebeğin 5. ya da 6. ayından sonra başlamak gerekir.


Bebeğe anne sütünden başka sıvı içecek verilecekse, biberon kullanılmamalıdır.


Geceleri emmek isteyen bebek anne tarafından emzirmelidir. Hem bebeğin psikolojik dengesinin sarsılmaması hem de annenin süt veriminin artması açısından son derece önemlidir. Geceleri emzirmek yerine hazır mama kullanmak annenin sütünün verimini azaltmaktadır.


Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de çok dikkat etmelidir. Emziren anne en az 2 su bardağı süt veya yoğurt tüketmeli, hergün tüm besin gruplarından (meyve, sebze, et, tahıllı yiyecekler) düzenli olarak yemelidir. Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir. Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir.


Emziren anneler sigara içmemelidir. Çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan ve uyarıcı içecekler almamalı veya az tüketmelidir.


Bebek yalnız meme ucunu emmediği için, memenin çevresindeki koyu bölgeyi de ağzına alabilirse başarı ile emzirme devam edebilir. Meme başında çatlak olmaması için her emzirmeden sonra meme başına 1-2 damla anne sütü sürülmelidir. Emzirmeden sonra anne sade ve temiz su ile meme başını temizlemelidir.


Emzirme döneminde annelerin sütü arttırmak için aşırı beslenme sonucu fazla kilo almamaya dikkat etmeleri gerekmektedir. Kadınların çoğunun vücutları süt üretme konusunda çok iyidir ve bu yüzden iki kişi için yemeye gerek yoktur. Emzikli kadının süt verdiği sürece sadece günlük 500-600 kalorilik ek enerji alması gerekir.


Annenin emzirdiği süre içerisinde protein, vitamin ve mineral ihtiyacı da artmıştır. Emziren annelerin vitamin ve demir takviyesine ihtiyacı vardır.


Emziren annelerin sıvı ihtiyacı da artmıştır ve günlük en az iki litre sıvı tüketimi şarttır.


Memelerden birinin daha az emzirilmesi o tarafın süt üretimini giderek azaltır ve durdurur. Bebek bir memedeki sütü tamamen bitirinceye kadar emmelidir. Şayet hala aç ise diğer meme verilmelidir. Bir sonraki emzirmeye son emzirilen memeden başlanmalıdır.


Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi, huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir. Annenin yorgunluk ve stresleri süt salgılama refleksini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle, doğumdan hemen sonra annenin her türlü rahatlığı sağlanmalıdır.


Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.



Anne sütünü artırmak için ne yapmalıdır.

FESLEĞENİN (REYHAN) FAYDALARI-ZARARLARI

Fesleğen genellikle ılıman bölgelerde yetişen ve mutfağımızda sıkça baharat olarak kullandığımzı bir bitkidir. Halk arsında çoğunlukla reyhan olarak bilinir. Fesleğenden çıkarılan yağ parfüm ve haşare lacı yapımında kullanılır. Fesleğen Estragol adı veril



Fesleğen genellikle ılıman bölgelerde yetişen ve mutfağımızda sıkça baharat olarak kullandığımzı bir bitkidir. Halk arsında çoğunlukla reyhan olarak bilinir. Fesleğenden çıkarılan yağ parfüm ve haşare lacı yapımında kullanılır. Fesleğen Estragol adı verilen bir madde içerir ve bu madde kanser tetikleyici bir maddedir. O yüzden fazla miktarda tüketilmesi zararlıdır. Çünkü fazla miktarda fesleğen tüketimi vücutta etken maddenin depolanmasına neden olabilir. Ama bunun dışında bazı faydaları da mevcuttur.



FESLEĞENİN (REYHAN) FAYDALARI-ZARARLARI

Ayak masajı için yağ

Ayak masajı yağı:


Malzemeler:


• 1 parça tatlı badem yağı

• 1 parça jojoba yağı

• 3 damla nane yağı

• 1 damla biberiye yağı

• 1 damla çay ağacı yağı

• 1 damla zencefil yağı Hazırlanışı: Badem yağı ile jojoba yağını karıştırdıktan sonra diğer yağları



Ayak masajı yağı:


Malzemeler:


• 1 parça tatlı badem yağı

• 1 parça jojoba yağı

• 3 damla nane yağı

• 1 damla biberiye yağı

• 1 damla çay ağacı yağı

• 1 damla zencefil yağı



Ayak masajı için yağ

Felç - Hemipleji Belirtileri

Felç – Hemipleji Belirtileri · Vücudun bir tarafında kol ve bacak kaslarında sertlik, · Hareket kaybı,normal olmayan hareket ve pozisyonlar, · Denge ve yürüme problemleri, · Ağrı, dokunma ve vücudun pozisyonlarının hi


Felç – Hemipleji Belirtileri


· Vücudun bir tarafında kol ve bacak kaslarında sertlik,


· Hareket kaybı,normal olmayan hareket ve pozisyonlar,


· Denge ve yürüme problemleri,


· Ağrı, dokunma ve vücudun pozisyonlarının hissedilmesi ve beyinde algılanmasında bozukluk,


· Konuşma bozuklukları,


· Hafıza kayıpları, zaman ve yer kavramlarını algılamada bozukluğun görüldüğü kronik bir durumdur.



hastalık-saglik.blogspot.com

——————————————–

hastalıklar, sağlıklı yaşam

hastalık, tıp, sağlık



Felç - Hemipleji Belirtileri

Cansız ve kuru saçlar için bitkisel kür

25 ml bademyağı veya kabakçekirdeği yağı ile 25 ml zeytinyağını karıştırın, bu karışımla saçlarınıza friksiyon yapın.Sonra saçınızı bir havlu ile örtün ve birkaç saat veya gece boyunca bekletin. Ardından da saçınızı uygun bir şampuanlayıkayın.Saçlarınızın


25 ml bademyağı veya kabakçekirdeği yağı ile 25 ml zeytinyağını karıştırın, bu karışımla saçlarınıza friksiyon yapın.
Sonra saçınızı bir havlu ile örtün ve birkaç saat veya gece boyunca bekletin. Ardından da saçınızı uygun bir şampuanlayıkayın.


Saçlarınızın parlak ve esnek olması için de bir çorba kaşığı elma sirkesi ve 5 damla hintyağını 1-2 litre sıcak suyun içine koyduktan sonra Saçınızı masaj yaparak bu su ile durulayın.



Cansız ve kuru saçlar için bitkisel kür

Meme Büyütme Operasyonu Ameliyatı

Bu operasyonda meme boyutları silikon implanlar yardımı ile artırılır. Meme büyütme operasyonu göğüslerini çok küçük bulan hanımlar için uygulanır. Hanımlar çeşitli sebeplerden bu operasyona ihtiyaç duyarlar; Hamilelik sonrası meme hacmindeki azalmanın t


Bu operasyonda meme boyutları silikon implanlar yardımı ile artırılır. Meme büyütme operasyonu göğüslerini çok küçük bulan hanımlar için uygulanır. Hanımlar çeşitli sebeplerden bu operasyona ihtiyaç duyarlar;


Hamilelik sonrası meme hacmindeki azalmanın tedavisinde

Göğüsler arasında hacimsel farkın tedavisinde

Kanser cerrahisi sonrası meme rekontrüksiyonunda


Operasyon, hastane şartlarında, genel anestezi altında gerçekleştirilir. Meme büyütme operasyonunda içi sıvı silikon dolu protezler kullanılmaktadır. Protez en sık meme başı etrafından ve meme altından yapılan 4 cm lik kesilerden gerçekleştirilir. Silikon protez, meme dokusunun altına yada göğüs kasının arkasına yerleştirilir. Yuvarlak, damla şekilli, düzgün yüzeyli yada pütürlü yüzeyli gibi protez tipleri bulunur. Operasyon 1-2 saat sürer. Operasyon sonrasında hastanede bir gün yatmak yeterlidir.



Meme Büyütme Operasyonu Ameliyatı

atkestanesi (hindkestanesi)

atkestanesi (hindkestanesi) : Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.

Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateş


atkestanesi (hindkestanesi) : Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.

Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.



atkestanesi (hindkestanesi)

Göz çevresi için doğal çözümler

Güzelliğin en çarpıcı silahı olan gözler, yüzün en hassas bölgesi olduğu için erken yaşlarda kırışıklıklara davetiye çıkarıyor. Bu nedenle göz çevresine ekstra bir bakım gerekiyor. İşte doğal yöntemlerle göz çevresi bakımı ve egzersizler?


Gözler, ruhun



Güzelliğin en çarpıcı silahı olan gözler, yüzün en hassas bölgesi olduğu için erken yaşlarda kırışıklıklara davetiye çıkarıyor. Bu nedenle göz çevresine ekstra bir bakım gerekiyor. İşte doğal yöntemlerle göz çevresi bakımı ve egzersizler?


Gözler, ruhun ve sağlığın aynası ama aynı zamanda yüzün en nazik bölgesi. Çünkü göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha ince. Dış etkenlere aşırı duyarlı ve kırışıklıklara açık bir yapısı olduğundan yüze uygulanan her türlü krem ya da maske göz çevresi derisine zarar veriyor. Bu bölgeye özel ürünlerin kullanılması gerekiyor. En doğru seçim, tahriş etmeyen ve alerjik olmayan yağsız nemlendiriciler kullanmak ve doğal yöntemlerle cildi beslemektir. Beslenmekten, dinlenmeye, temizlikten göz jimnastiğine ve evde hazırlanan doğal kremlere kadar pek çok konuda bazı temel kurallara uymak gerekiyor


Beslenme Dengeli beslenmek sağlık kadar güzellik için de yararlı. Vücudumuz için gereken her türlü besini her gün düzenli olarak yemek gerekiyor. Bunun yanı sıra gözlerin dostu olan A vitamini deposu yiyeceklere günlük öğünlerde mutlaka yer verin. Özellikle havuç, balkabağı, ıspanak, pazı, kereviz, maydanoz, dereotu, roka, kayısı, şeftali, kavun, et, balık ve yumurta gibi A vitamini kaynağı besinleri sofranızdan eksik etmeyin.


Dinlenme Uykunun azı da fazlası da zararlı. Her gün 8 saatlik düzenli uyku göz sağlığı için çok yararlı. Her akşam aynı saatlerde uyumak yorgun gözleri dinlendiriyor. Özellikle yoğun tempoda çalışanların düzenli uyku uyumaları ve mümkünse öğle yemeğinden sonra gözlerini 5-10 dakika dinlendirmeleri gerekiyor.


Temizlik Göz makyajı her akşam yatmadan önce mutlaka temizlenmeli. Ancak temizleme işlemini göz çevresini tahriş etmeden yumuşak hareketlerle yapın. Rimel ya da far kalıntıları veya uygun olmayan temizleme ürünleri gece boyunca cilde zarar verebiliyor hatta kirpiklerin dökülmesine neden olabiliyor.


GÖZ ÇEVRESİ SORUNLARI VE ÖNLEMLER;


Yorgun ve şiş gözler

Çok az ya da çok fazla uyku, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, stres ile yapay ışıklar bilgisayar ve televizyon gibi olumsuz etkenlere uzun süre maruz kalmak sabahları şiş gözlerle uyanmanın başlıca nedenidir. Ertesi sabah aynada hoş olmayan görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanı z bir gece önceden almanız gereken birkaç basit önlem var.


Ne yapmalı?

Zambak, papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk ve şişlikleri gideriyor. Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru 1 çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp göz kapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın. 2 dilim çiğ patatesi göz kapaklarınıza yerleştirip 15 dakika bekleyin. Yıkayıp kurulayın. Gözaltı şişliklerine antioksidan özellikli göz kremleri de sürebilirsiniz. Sorununuz kronikleştiyse ve ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanı z kalp-damar sistemini etkileyen sporlar yapın. Yürüme, koşma, bisiklet ve aerobik gibi sporlar, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlıyor. Bu sporlar tüm vücuttaki şişliklerin giderilmesine yardımcı oluyor. Şişliklerin inmesini beklemek için yeterli zamanınız yoksa bir parça buzu göz çevresine gezdirerek sürün. Şiş gözleri makyajla kamufle etmek için ten renginize uygun kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar geniş bir bölgeye ince bir kat halinde sürün. Farınızı koyu renklerden seçin. Koyu renkli bir rimeli sadece üst kirpiklerinize sürün.


Göz torbaları

Gözaltı torbaları ya dengesiz bir yaşam stili ve kötü alışkanlıklar sonucunda oluşuyor ya da genetik yapıdan kaynaklanıyor. Bazen az uyku ya da adet dönemlerinde de ortaya çıkabiliyor. Hiçbir kozmetik ürünü ya da doğal ürün bu sorunu çözmeye yeterli değil. Ancak damar duvarlarını ve kılcal damarları güçlendirici yöntemlerle gözaltı torbalarını hafifletmek mümkün.


Ne yapmalı?

Günlük öğünlerinizi C, PP ile E vitaminli ve bioflavonoidli besinleri içeren gıdalarla ve orman ürünleriyle zenginleştirin. Yağlı yemeklerden ve stresli ortamlardan uzak durun. Günde en az 8 saat uyuyun. Gözaltı torbalarını hafif makyaj hileleriyle kapatın. Bunun için uygun kapatıcılar kullanabilirsiniz.


DOĞAL REÇETELER


Yorgun gözler için:

2 poşet çayı yarım çay fincanı kaynar suda 15 dakika demlendirip soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınızın üzerine yerleştirip 10 dakika bekletin ve yıkayın.


Gözaltı torbaları için:

2 çay fincanı kaynar suya 2 çorba kaşığı fındık yaprağı ekleyip 15 dakika bekletin. Süzüp buzdolabında soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın ve göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. 10 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın. Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.


Gözaltı morlukları için:

Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın.


Göz çevresi kırışıklıkları için:

1 kahve fincanı soya yağı, 1 kahve fincanı bademyağı ve yarım kahve fincanı avokado yağını bir kapta karıştırın. Parmak uçlarınızı bu karışıma batırıp göz çevresine masaj yaparak sürün. Bu uygulamayı akşamları yatmadan evvel yapın. Sabahları yüzünüzü yıkayıp kurulayın.


Kirpikleri uzatmak için:

1 bardak suyu kaynatın. 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı ekleyip karıştırın. Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın. Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün. Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.


Kirpikleri gürleştirmek için:

Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.



Göz çevresi için doğal çözümler

Elektrik Carpmasi ve İlk Yardim

Elektrik Çarpması Ve İlk Yardım


Elektrik çarpması elektrik ile temas sonucu meydana gelir. Kuvvetli elektrik akımı derin yanıklar oluşturduğu gibi ani kalp durmalarına da sebep olabilir. Elektrik çarpmasında akımının voltajı, amperi ve temas süresi de le


Elektrik Çarpması Ve İlk Yardım


Elektrik çarpması elektrik ile temas sonucu meydana gelir. Kuvvetli elektrik akımı derin yanıklar oluşturduğu gibi ani kalp durmalarına da sebep olabilir. Elektrik çarpmasında akımının voltajı, amperi ve temas süresi de lezyonun ciddiyetini etkile­yen faktörlerden biridir. Elektrik çarpmasında öncelikle solunum sistemi felci ani olarak gelişir. Sonra kalp ve diğer sistemlerde fonksiyon bozukluğu ve elektrik şoku gi­bi bozukluklar görülür. Sanayi elektriği ve yüksek gerilimli elektirikler, ani ölümlere neden olurlar. Yıldırım çarpması da elektrik çarpması olarak kabul edilir. Yüksek geri­limli akımlar, temas olmaksızın insanlarla yer arasındaki devreyi akım atlaması şeklin­de tamamlar. Dolayısıyla yüksek gerilim taşıyan hatlara yaklaşmak çok tehlikelidir. Elektrik akımı, vücutta kalsa veya temas edilen yere geçse de sonuç pek değişmez. Elektrik akımına temas eden yerin geçirgenliği akımın şiddetini etkiler. Örneğin yaş ve ıslak ellerden, ıslak elbiseden ve terli vücuttan elektrik akımı daha şiddetli geçer. Akım ile temas halinde organizmada lokal ve genel yanık lezyonları meydana gelir. Ge­nel lezyon olarak tanımlanan yanıklar karaciğer, akciğer ve kalp üzerinde etkili ol­maktadır. Elektrik akımının genel etkisi olarak solunum felci, bayılma, kalp çarpıntısı görülür. Solunum sistemindeki felç kişiyi asfeksiye sokar (nefes alması durur). Ölümü çabuklaştıran durumlardan biride kalbin durmasıdır.


İlk Yardım


Herşeyden önce kişiyi akımdan kurtarmak gerekir. Akımın şalter veya sigorta­dan kesme yolları aranır. Bu yapılamıyorsa kuru bir tahta ile kişi itilerek veya çekilerek akımdan kurtarılır. Çizme ve lastik eldiven giydikten sonra akıma kapılana ulaşılabilir. Naylon torbalar ve plastik maddeler kurtarma işleminde kullanılır.


Akımdan kurtarılan kişiye derhal suni solunum yaptırılır. İki yardımcı var ise biride kalp masajı yapmalıdır. Suni solunuma esas tedavi yapılıncaya kadar ya da ölüm belirtilerinin gelişmesine kadar devam edilir.



Elektrik Carpmasi ve İlk Yardim

Bayır Turpunun Faydaları

Bayır turpu (acı kök) özellikleri


-Yol kenarlarında,çukurlarda yetişir.meyvesi kullanılır.


Bayır turpu (acı kök) faydaları


- Bir metre civarında boyu olan bir bitkidir. Esasen turp berri ve bostani kısımlarına ayrılır. Berri, haziran ve temmuz


Bayır turpu (acı kök) özellikleri


-Yol kenarlarında,çukurlarda yetişir.meyvesi kullanılır.


Bayır turpu (acı kök) faydaları


- Bir metre civarında boyu olan bir bitkidir. Esasen turp berri ve bostani kısımlarına ayrılır. Berri, haziran ve temmuz aylarında çiçekler açar.



Bayır Turpunun Faydaları

İngilizce Spor Terimleri Sozlugu - A

a hundered and ten meter hurdles: 110 metre engelli yarışı.

a hundered meter dash: 100 metre yarışı.

a hundered meter hurdles: 100 metre engelli yarışı.

a thousand meter run: 1000 metre yarışı.

aba wrestling: Aba güreşi.

abandon: Abandone olma, yarıştan c


a hundered and ten meter hurdles: 110 metre engelli yarışı.

a hundered meter dash: 100 metre yarışı.

a hundered meter hurdles: 100 metre engelli yarışı.

a thousand meter run: 1000 metre yarışı.

aba wrestling: Aba güreşi.

abandon: Abandone olma, yarıştan celime.

abduction: Abdüksiyon.

ability to sprint: Kısa mesafe koşma yeteneği.

able bodied: Vücudu sağlam, güçlü.

academic assault: Gösteri amaçlı müsabaka.

academy: Akademi.

accelerate: Hızlandırmak.

accept: Kabul etmek.

accident: Kaza.

accidental fail: Kendi oyunuyla düşme.

acclimatization: İklime, havaya alışma.

accomplish: Başarma.

ace: Yıldız oyuncu.

ache: Ağrı.

achieve: Başarmak.

achievement test: Başarı testi.

acrobacy: Akrobasi.

action: Hareket.

action in the air: Havadaki hareket.

active: Aktif.

active rope: İki dağcıyı birbirine bağlayan halat.

ad court: Saha avantajı.

adaptation: Adaptasyon.

adjourn: Ertelemek.

administration: Yönetim, idare.

administravite: Yönetsel, idari.

administrator: idareci, müdür.

adrenal gland: Böbrek bezi.

adrenaline: Adrenalin.

advantage: Avantaj.

advantage rule: Avantaj kuralı.

advertisement: Reklam.

aerial: İleriye atılan pas.

aerial cartwheel: Havada çember.

Aerobatics: Aerobik.

aesthesia: Hissetme.

afield: Oyun alanının dışına doğru.

age group competition: Kategori yarışması.

aggressive: Saldırgan.

aggression: Saldırganlık.

agile: Çevik.

agility: Beceri, çabukluk, çeviklik.

agility exercises: Çeviklik ve beceri alıştırma­ları.

agitatio: Tedirginlik.

ahead: Önde gitmek.

aim: Amaçlamak.

air dribble: Havada top sürme.

air vessel: Nefes borusu.

alive: Sağ.

all: Berabere.

all round sportman: Çok yönlü sporcu.

alley-oop shot: Çemberden dönen topa hava­da iken dokunarak basket yapmak.

alpine club: Dağcılık kulübü.

alpinist: Dağcı.

alpenstock: Tırmanmada kullanılan, sivri, demir uçlu çubuk.

also ran: Yarışmayı kaybeden sporcu.

alternate: Gerektiğinde bir başka sporcunun yerine geçebilecek olan sporcu.

altitude: Rakım, irtifa.

amateur: Amatör.

amateur player: Amatör futbolcu.

amateur regulations: Amatörlük kuralları.

amateur status: Amatörlük statüsü.

amateurism: Amatörlük.

amble: Rahvan.

ambulance: Ambulans.

american twist: Topun havada dönerek gitmesi.

amino acid: Amino asid.

anabolic steroid: Kasları geliştirip kuvvetlen­dirmeye yarayan bir tür hormon.

anaemia: Kansızlık.

anaesthesia: Duyu yitimi.

analgesic: Ağrı kesici.

analysis: Analiz.

anatomist: Anatomici.

anatomy: Anatomi.

anesthesia: Anestezi.

anger: Hırs, öfke.

angle: Açı.

angular: Açısal.

animation: Animasyon.

ankle: Ayak bileği.

announcement: Anons.

announcer: Spiker.

anthropology: Antropoloji.

anticipation: Beklenti.

anti-sports: Spor karşıtı.

apparatus: Cimnastik aletleri.

apparatus work: Aletli çalışma.

appendix: Apandis.

appetizing: iştah açıcı.

applause: Alkışlamak.

application: Uygulama.

appreciation: Değerlendirme.

apprehension: Algı.

apses: Apse.

aptitude test: Yetenek testi,

aquatic: Su sporları.

arbıtre: Güreşte, minder üzerinde müsabakayı yöneten hakem. Orta hakem.

archer: Okçu.

archery: Okçuluk.

archtanding: Cimnastikçinin köprü pozisyo­nunda durması.

arena: Saha, ajan, spor kompleksi.

arm: Fırlatma yeteneği.

arm action: Kol çalışması.

arm-circling: Kol çevirme.

arm drag: Kol çekmek.

arm exercises: Kol alıştırmaları.

arm grip: Kol çekme.

arm lock: Kol sarması.

arm throvvs: Omuz, el ve kol fırlatmaları.

arm twist: Kol sarmasından kurtulma.

armband: Pazıbent.

armlock: Bacak arasından kolu geriye doğru kıvırma.

arms downward: Elleri aşağıda tutuş.

arms held forward-upward: Kolların ön ve yukarıda tutulması.

armstand: Amut.

armstand dives: Amut pozisyonunda yapılan atlayışlar.

arm-turning: Kol döndürme.

arrow: Ok.

arteriosclerosis: Damar setleşmesi.

artery: Atardamar, arter.

articular: Eklemsel, oynak.

artificial respiration: Suni teneffüs.

artistic gymnastics: Artistik cimnastik.

assist: Sayı pası

assistant professor: Yardımcı doçent.

assisting referee: Yarcımcı hakem.

associate professor.Doçent.

association: Federasyon.

association football: Futbol Federasyonu.

astride stading position: Açık duruş.

astride vault: Açık, gergin atlama.

asymmetric movements: Asimetrik hareketler.

at a walk: Adım.

athlete: Atlet.

athletic: Atletik yapıya sahip olan.

athletic federation: Atletizm Federasyonu.

athletics: Atletizm.

atrophy: Atropi.

attack: Hücum, akın.

attack block: Hücum bloğu.

attack from the rear: Geriden yapılan atak.

attack in minority: Azınlıkta hücum.

attack line: Hücum çizgisi.

attacker: Hücum oyuncusu.

attacking game: Ofansif oyun.

attacking systerns: Hücum dizilişleri.

attacking team: Hücum yapan takım.

attacking zone: Hücum alanı.

attendant: Yönetici, idareci.

attention: “Dikkat” komutu.

attentive: Dikkatli.

aııdio frequency: Duyu frekansı.

avalament: Kayarken dizleri kırmak.

average: Ortalama.

average averaj: Bir takımın veya sporcunun başarı ortalaması.

average speed: Ortalama hız.

average value: Puan ortalaması.

avoid walking: Ayaklarını yerden kesmek.

award: Ödül.

awarding of points: Sayıların değerlendiril­mesi.

away: Deplasman.

away match: Deplasman maçı.

axis: Eksen.

axon: Akson.



İngilizce Spor Terimleri Sozlugu - A

Peynir Soslu Cevizli Papardelle - Yemek Tarifi

Peynir Soslu Cevizli Papardelle – Yemek Tarifi


Mutfak:

Süre: 20dk

MALZEMELER

1 kibrit kutusu büyiklügünde beyaz peynir

2 yemek kasigi ceviz Yarim çay bardagi tavuk suyu 1 yemek kasigi krema 1 yemek kasigi zeytinyagi 1/6 bag nane Yarim çay kasigi muskat Y


Peynir Soslu Cevizli Papardelle – Yemek Tarifi


Mutfak:

Süre: 20dk

MALZEMELER

1 kibrit kutusu büyiklügünde beyaz peynir

2 yemek kasigi ceviz Yarim çay bardagi tavuk suyu 1 yemek kasigi krema 1 yemek kasigi zeytinyagi 1/6 bag nane Yarim çay kasigi muskat Yeteri kadar tuz

YAPILIŞ TARİFİ

Papardelleyi 10 dakika haslayin.Tuzu alinmis beyaz peyniri tavuk suyu ile telle çirparak pisirin. Krema, muskat, tuz, biber ilave edin ve tel süzgeçte süzdürerek sos yapin.

Ince kiyilmis maydanoz ve az zeytinyagi ile tavada sotelenmis, kirilmis ceviz parçalari ilave edin. Sosa karistirin. Haslanmis makarna ile karistirin. Nane ile süsleyerek servise sunun.


Ellerinize Sağlık ve Afiyet Olsun!

arife-yemek-tarifleri.blogspot.com

yemek tarifi, yemek tarifleri

yemek, yemek yemek, mutfak



Peynir Soslu Cevizli Papardelle - Yemek Tarifi

Manisa Kebabı Tarifi (8 Kişilik)

Manisa Kebabı (8 Kişilik)


Malzemeler

3 çorba kaşığı margarin

750 gr kuşbaşı kuzu eti

1 adet soğan

1 adet havuç

2 adet patates

200 gr mantar

tuz

karabiber

kekik

krep hamuru için:

3 adet yumurta

2 su bardağı süt

2 su bardağı un

sıvı yağ

8 dilim kaşar pey


Manisa Kebabı (8 Kişilik)


Malzemeler

3 çorba kaşığı margarin

750 gr kuşbaşı kuzu eti

1 adet soğan

1 adet havuç

2 adet patates

200 gr mantar

tuz

karabiber

kekik

krep hamuru için:

3 adet yumurta

2 su bardağı süt

2 su bardağı un

sıvı yağ

8 dilim kaşar peyniri

2 adet domates

6 adet sivribiber


Yemek Tarifi

Eti ve piyazlık doğranmış soğanı etler suyunu bırakıp çekene kadar 3 çorba kaşığı margarinde kavuralım.Havuçları halka halka dilimleyelim.3 dakika daha kavuralım.Kuşbaşı doğranmış patatesi ve dörde bölünmüş mantarları ekleyip,pişirmeye devam edelim.Biraz su ilave edip,ağır ateşte yumuşayana dek pişirelim.Tuz ve biberini ilave edelim.

Krep için yumurtalar, un,süt,tuz ve sıvı yağı mutfak robotunda karıştıralım.Teflon tavayı yağlayalım.Krep hamurundan 1 kepçe alıp tavaya dökelim. Tavayı sürekli sallayarak hamuru tavaya yayalım.İki yüzünü de pişirelim.Bütün krepleri pişirdikten sonra Kreplerden birini çukur bir kaseye yerleştirelim.Kenarlarını sarkıtalım.

Ilık kebaptan delikli bir kepçe ile alıp,krebin ortasına koyalım.Krebi bohça biçiminde toplayalım.Kaseyi hafifçe yağlanmış küçük bir tepsiye ters çevirelim.Diğer krepleri de aynı şekilde tepsiye koyalım.Üzerlerine kaşar dilimlerini yerleştirelim.

Tencerede kalan etin sosunu tepsiye dökelim.Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 5 dk ısıtalım.Fırından çıkarıp,krebin üzerine 1 dilim domates ve biber koyup,kürdanla tuttturalım.


Ellerinize Sağlık ve Afiyet Olsun!

arife-yemek-tarifleri.blogspot.com

yemek tarifi, yemek tarifleri

yemek, yemek yemek, mutfak



Manisa Kebabı Tarifi (8 Kişilik)

Fındık

Image via Wikipedia


Fındık: (Haselnuss / Noisetier / Hazel-tree / Corylus avellana / Cobnut / Noisetier) Kuzey yarimkürenin iliman bölgelerinde yetisen, çalimsi veya alçak boylu, tek evcikli, erkek ve disi çiçek ayri agaçta, ayri yerlerde olan bitkiler.


Image via Wikipedia


Fındık: (Haselnuss / Noisetier / Hazel-tree / Corylus avellana / Cobnut / Noisetier) Kuzey yarimkürenin iliman bölgelerinde yetisen, çalimsi veya alçak boylu, tek evcikli, erkek ve disi çiçek ayri agaçta, ayri yerlerde olan bitkiler. Findigin erkek çiçekleri tirtilsidir. Disi çiçekler ayri agaçta ve tomurcuk hâlinde küçüktür. Genel olarak çiçekler yapraklardan önce açarlar. Yapraklari yuvarlak, oval veya yürek biçiminde, tüylü, yaprak kenarlari dislidir. Disi çiçeklerin çanak yapraklarindan olgunlasan findiklarin toplanmasi temmuz ve agustos aylarindadir. Findik agaci türlere bagli olarak çali formunda oldugu gibi, 15-20 m’ye kadar da boylanir. Kültür çesitlerinin çogu 3-4 m boyundadirlar. Bununla beraber bazi memleketlerdeki tek gövdeli agaç seklinde yetistirilir. Findiklar, meyvelerin iriliklerine ve sekillerine göre isimlendirilir.


Yurdumuzda yetistirilen baslica kültür çesitleri; tombul findik, sivri findik, badem findik, kan findigi ve fosa findigidir.


Türkiye’de yetistigi yerler: Dogu Karadeniz bölgesi (Ordu, Trabzon, Giresun); Zonguldak, Bolu.


Kullanildigi yerler: Iç findigin bilesiminde ortalama olarak % 4’ü su, % 65,4’ü yag, % 15,6 protein, % 2,6 selüloz, % 0,98 azotsuz ekstrak maddeler ve % 1,55 kül vardir.Yag ve proteinler bakimindan önemli bir besin maddesidir. Findik, vitamin bakimindan da iyi bir kaynaktir. En fazla Bvitamini bulunur. 100 gram iç findikta 0,54 mg B vitamini, ayrica az miktarda A ve C vitaminleri de vardir. Külünde % 0,29 Ca, %35 P ve % 0,0041 Fe bulunur. Zengin bir besin maddesi olan findigin 1000 grami 725 kalori saglar. Bu özellikleriyle findik, bedeni ve zihni yorgunluklari giderir. Vücuda kuvvet verir. Hamilelik ve variste de tavsiye edilir.


Findik yagi: Böbrek agrilarini giderir. Kum ve tas düsürülmesine yardimci olur. Barsak solucanlarini düsürür. Mideleri rahatsiz olanlar, damar sertligi olanlar veya yüksek tansiyondan sikayet edenler, çok az yemelidir.



Fındık

Yüzü ne zaman gerdirmeli?

Eğer yüzünüzde sarkma yoksa cerrahın kapısını çalmayın. Yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır.


Günün birinde aynaya baktığımızda ve yüzümüzün yerçekimine yenildiğini fark ettiğimizde kendiliğinden başımızı dik tu


Eğer yüzünüzde sarkma yoksa cerrahın kapısını çalmayın. Yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır.


Günün birinde aynaya baktığımızda ve yüzümüzün yerçekimine yenildiğini fark ettiğimizde kendiliğinden başımızı dik tutarak yüzümüzü gergin görmeye çalışırız. İşte bu an face lifting ile tanışma zamanının geldiğinin sinyalleridir.


Sarkmamış bir yüzde kuvvetli mimik adalelerinin ortaya çıkardığı kırışıklıkları yüz germe ameliyatı ile yok etmek mümkün değildir. Bu yalnızca adalelerin fonksiyonunun giderilmesi ile mümkün olur -ki bu da hareketsiz, ifadesiz bir yüz görünümü yaratabilir.


Yılların ve yaşam şartlarının geride bıraktığı izleri yok etmek hastalarımın birincil isteklerindendir. Yüz bundan dolayı “ruhun vitrini” olarak tanımlanır. Kişi yüz adalelerinin yansıttığı ifade tarzıyla iç dünyasını dışa vurur. Yüzde çirkin bir görünüm yaratmak için 60 adalenin kasılması gerekirken bir gülüş için 10 adalenin fonksiyonu yeterlidir.


Yüz uyum içinde yaşlanıp sarkar. Dolayısıyla gerilmesi de uyum içinde olmalıdır Yüzde gerilmesi gereken aşağı doğru sarkmış üç bölüm vardır: Alın, yanaklar ve boyun. Yüzün yaşlanması ve sarkması bir uyum içindedir. Dolayısıyla gerilmesi de uyum içinde olmalıdır. Hastalarım genellikle yüzün bir bölümünün sarkmasından şikayet eder ve bu durumun düzeltilmesini isterler. Çünkü kendileri aynanın karşısında defalarca iki parmakları ile o sarkmış bölgeyi gerdirmişlerdir. En güzel örnek de boyun derisini baş ve işaret parmağı arasında tutup kulak arkasına çekmeleridir. Çünkü en çok göze çarpan sarkıklık oradadır. Ancak yüzün diğer bölgelerini eski durumunda bırakıp sadece boynu germek uyumu bozduğundan aslında tüm yüze ameliyat edilmiş bir yüz görünümü verir.


Oysa yüz germe ameliyatından sonra yüzün gençleşmiş ifadesi doğal olmalı ve yüz yapısı uyumunu korumalıdır. Ameliyatın sonucu kişinin görünümünü yıllarca geriye bile götürse, bu genç görünüm hastanın yakınlarınca bilinen, hafızalardaki tanıdık yüz ifadesinden uzaklaşıp yabancı bir yüz gibi algılanmamalıdır. Bence bir plastik cerrahın en hoşuna gidebilecek söz, hastasına başkalarının “Ameliyatın çok güzel yapılmış” yerine “Çok güzel, genç ve dinlenmiş görünüyorsun” demesidir. Bu da ancak yüzün iyi bir analizden sonra uyumu koruyucu bir strateji ile ameliyat edilmesiyle mümkündür. Bu kazanılmış güzel görünüm kişinin sosyal ve duygusal yaşamını mutlaka pozitif bir şekilde etkileyecektir. Kişinin kendine güveni artacak, kendini daha iyi hissedecektir. Ama bu etkiyi fazla abartıp da, Dr. Ulrich Hinderer’in söylediği gibi, bu tür estetik ameliyatları her zaman “bıçak ile psikoterapi” diye tanımlamak doğru değildir.


Face lifting’in yaşı yoktur, dokuda sarkmanın olup olmadığı önemlidir


Face lifting kötü anıların ve duyguların bıraktığı izleri silebilir ama yaşanmakta olan ruhsal çöküntüyü asla… Hastalarımın ruh dünyalarında fırtınaların estiği ve benim fark etmediğim anlarda yaptığım yüz estetiği operasyonları hem hastanın hem de benim başımı ağrıtmıştır. Yüz germe ameliyatı isteyen hastalarıma şunları söylüyorum: “Eğer kendinizi genç, canlı ve dinamik hissederken aynaya baktığınızda yorgun ve yaşlı bir yüz görüyorsanız, bu farklılığı ameliyatla gidermek istemeniz normaldir.”


Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklınıza tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkların giderilerek gerilmesi gelebilir. Bütün kırışıklıklar giderilirse mimiksiz bir yüz ortaya çıkar ki bu, yüze bir maske görünümü verir. Oysa alın ortasındaki, göz ve dudak etrafındaki kırışıklıklar ilave yöntemlerle ayrıca tedavi edilebilir.


Hastaların konsültasyonlarda hep sorduğu bir soru vardır: “Bu yüz germenin etkisi ne kadar sürer?” Benim verdiğim yanıt ise “ömür boyu”dur. Sık sorulan ikinci soru ise şu: “Bu ameliyatı şimdi mi yaptırayım, yoksa daha bekleyeyim mi?” Ben bu soruyu karşı bir soru ile cevaplandırmak isterim: “Sizi mutlu edebilecek, beğendiğiniz, hoşunuza gidebilecek bir şeye sahip olma imkanınız olduğunda, bu mutluluğu hemen yaşamak mı yoksa 4-5 yıl ertelemek mi istersiniz?” Kısacası face liftingin yaşı yoktur, dokuda sarkmanın olup olmadığı önemlidir. Yüzünüzde hiç sarkma yoksa plastik cerrahın kapısını çalmanıza da gerek yoktur çünkü yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, yüzde sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır. Bunun yaşı ise sarkmanın belirginleşmesi ile başlar. Yapılacak ameliyatın metodu ve kapsamı da bu sarkmanın derecesi ile alakalıdır. Kaynak : Milliyet / DR. SERDAR EREN



Yüzü ne zaman gerdirmeli?

Pervin Bulgak Tırnak Bakımı Yağı

Yarım çay bardağı lanolin 1 çay kaşığı badem yağı 1 kahve kaşığı hintyağı

Karıştırılır ve tırnaklara masaj yapılarak sürülür. Kat kat ayrılan tırnakların düzelmesini sağlar.

Kadın olmak programından Pervin Bulgak tarifidir.



Yarım çay bardağı lanolin



Pervin Bulgak Tırnak Bakımı Yağı

Suna dumankaya Kırışık giderici güzellik kremi

Yaşınız ilerledi yüzünüzde ilk kırışıklıkları görmeye başladınız ama kimyasal kremler yerine doğal ve evde kendiniz yapabileceğiniz ürünleri tercih ediyorsunuz. İşte size Suna dumankaya’ dan kolay bir krem yapımı Bir litre suya bir su bardağı zeytinyağı





Yaşınız ilerledi yüzünüzde ilk kırışıklıkları görmeye başladınız ama kimyasal kremler yerine doğal ve evde kendiniz yapabileceğiniz ürünleri tercih ediyorsunuz. İşte size Suna dumankaya’ dan kolay bir krem yapımı



Suna dumankaya Kırışık giderici güzellik kremi

Uzmanından saç bakım önerileri

Saçları Güneşten Korumanın Yolları


Sıcaklar başladı ve bu sıcaklarda doğal olarak havuza ya da denize girerek serinlemeye çalışıyoruz.


Sıcaklar başladı ve bu sıcaklarda doğal olarak havuza ya da denize girerek serinlemeye çalışıyoruz. Deniz, klor, güneş


Saçları Güneşten Korumanın Yolları


Sıcaklar başladı ve bu sıcaklarda doğal olarak havuza ya da denize girerek serinlemeye çalışıyoruz.


Sıcaklar başladı ve bu sıcaklarda doğal olarak havuza ya da denize girerek serinlemeye çalışıyoruz. Deniz, klor, güneş saçımızı neden olumsuz yönde nasıl etkiliyor. Bu olumsuzluklardan nasıl korunabiliriz


Güneş tarafından yayılan UV ışınları, saç boyasındaki pigmentleri etkiliyor ve renklerinin zamanla solmasına neden oluyor. İşte bu nedenle koyu renk saçlar güneşin etkisiyle kızıllaşırken, sarı renk saçlar iyice açılırlar. Saçların rengini boyandığı ilk günkü gibi korumak için yapılacak ilk işlem, kuaförünüze de danışarak kaliteli bir saç boyası kullanmasını sağlamak.


Tabii, saç açma tekniğinin de çok önemi var. Saçları bir seferde birk aç tondan fazla açmak bu açıdan riskli olabilir. Saçlar çok dikkatli bir şekilde kademe kademe açılmalı.


Eğer saçlarınız ateş kırmızı, fındık kabuğu, mavi siyah ya da patlıcan moru gibi iddialı bir renkteyse 10 günde bir şampuan boya kullanarak renginizi koruyabilirsiniz. Böylece kuaför seansları arasında da saç renginiz tam istediğiniz tonda kalabilir.


Salonumuzda daha sağlıklı saçlar için misafirlerimize yapmış olduğumuz önerileri sizlerlede paylaşmak istedik


1. Sarışınlar için en büyük sorunlardan biri havuza girdikten sonra saçlarının ‘yeşilleşmesi’. Bunun için saçları klordan koruyan ürünler kullanabilirsiniz.


2. Eğer saçlarınız çok kuruysa sadece saç kremiyle yetinmeyip, saçlarınızı nemlendirmek için özel nemlendirici saç maskelerinden faydalanın.


3. Saçları iyice durulamak çok önemli; hiçbir şampuan ya da krem kalıntısı kalmayacak şekilde tamamen durulamaya özen gösterin.


4. Saçlarınızı her gün kaliteli kıl bir fırçayla tarayarak doğal bir şekilde parlamalarını sağlayabilirsiniz.


5. Eğer açık havada çok zaman geçiriyorsanız ya da tatile gidecekseniz saçlarınızı istediğinizden birkaç ton daha koyuya boyatın. Güneşin etkisiyle istediğiniz tona daha doğal bir biçimde açılacaktır.


6. Eğer çok ince telli saçlara sahipseniz güneşten koruyan ve yağ şeklinde olan ürünleri kullanabilirsiniz.


7. Güneşten ve dış etkenlerden korunmanın en iyi yollarından biri de tabii ki saçlarınızı şapka ya da eşarpla korumak.


8. Elektriklenen ve kuruyan saçlarınızla başa çıkmak için saça sürülen ve durulanmayan bakım kremleri oldukça etkili.



Uzmanından saç bakım önerileri

Üçlü Püre (6 ay ve üzeri)

Malzemeler

1 adet orta boy elma

1/3 orta boy muz

1/4 orta boy kivi


Yapılışı

Elmanın kabuklarını tamamen soyup, çekirdeklerini temizleyin. Cam rende ile rendeleyip mama kasesine alın. Muz ve kivinin kabuklarını soyup rendeleyin ve mama kasesindeki rendele


Malzemeler
1 adet orta boy elma

1/3 orta boy muz

1/4 orta boy kivi


Yapılışı

Elmanın kabuklarını tamamen soyup, çekirdeklerini temizleyin. Cam rende ile rendeleyip mama kasesine alın. Muz ve kivinin kabuklarını soyup rendeleyin ve mama kasesindeki rendelenmiş elmanın içine ilave ederek iyice karıştırın. Meyve püresini bekletmeden bebeğinize yedirin.


Öneriler

● Pürenizi bekletmeden bebeğinize yedirebilmek için meyvelerin oda sıcaklığında olmasına dikkat edin.

● Tatlı ve sulu olan kırmızı elmalarla olgun, yumuşak muz ve kiviyi tercih edersiniz bebeğinizin daha çok hoşuna gidecektir.

● Bebeğiniz muzu yemeyi reddediyorsa muzu biraz pişirerek püreye karıştırırsanız kaygan yapısı değişecektir.

● Meyve pürenizin içine bebeğinizin ayına uygun olarak tahıllı, tahıllı ballı veya yulaflı kaşık mamalarından karıştırarak değişik tatlar elde edebilirsiniz.



Üçlü Püre (6 ay ve üzeri)

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Burçlara göre diyet

Burçlara göre diyet

Abur cubur yemeye meraklıysanız sizin için tehlike çanları çalıyor… Yoksa Koç musunuz?..

Belki kaçırdığınız bir nokta vardır


İnsanların davranışlarında etkin olduğuna inanılan burçlar, yemek yeme alışkanlıklarında da belirleyici ola


Burçlara göre diyet


Abur cubur yemeye meraklıysanız sizin için tehlike çanları çalıyor… Yoksa Koç musunuz?..



Burçlara göre diyet

Çalışanlan kadınlariçin Mayaj Önerisi

Çalışanlan kadınlariçin Mayaj Önerisi


Çalışan kadınlar da birkaç küçük öneriyi uygulayarak, hem işlerine zamanında yetişebilir hem de gün boyu sürecek bakımlı bir yüze sahip olabilirler. İşte güzellik uzmanlarından birbirinden pratik ve yararlı makyaj ön



Çalışanlan kadınlariçin Mayaj Önerisi


Çalışan kadınlar da birkaç küçük öneriyi uygulayarak, hem işlerine zamanında yetişebilir hem de gün boyu sürecek bakımlı bir yüze sahip olabilirler. İşte güzellik uzmanlarından birbirinden pratik ve yararlı makyaj önerileri…

Pastel Kozmetik Güzellik Uzmanı Arzu Akmercan, kadınlara, kısacık bir zaman diliminde nasıl bakımlı ve çekici bir yüze sahip olabileceklerini anlattı.


Farda renk deneyin


Pratik makyajın ilk adımı, tüm yüzünüze ince bir tabaka halinde cilt renginize uygun bir fondöten sürmektir.


İkinci adımda, makyajınıza uygun renkte bir göz kalemi ile gözünüzün alt ve üst kısmını çerçeveleyin.


Üçüncü adımda ise, gözlerinizdeki anlamı far yardımıyla ortaya çıkararak gözlerinizi belirginleştirin. Birkaç renk alternatifli farlar hayatınızı kolaylaştırır.


Dördüncü adımda yaptığımız göz makyajını ortaya çıkaracak maskara uygulaması var. Kirpiklerinize ekstra dolgunluk sağlayan ve uzun gösteren bir rimel kullanın.


Beşinci adımda büyük bir fırça yardımıyla uygulayacağınız şeftali tonlarındaki allıkla cildinize doğal bir renk kazandırın.


Altıncı ve son adımda ise dudaklarınızı rujla renklendirin. Bu aşamada da tercihiniz gün boyu dudağınızdan gitmeyecek kalıcı bir ruj olmalı.



Çalışanlan kadınlariçin Mayaj Önerisi

BEYAZ LAHANA İLE ZAYIFLAYIN !

 PROF.DR İBRAHİM ADNAN SARAÇOĞLU


İŞTE MUCİZE REÇETE

1:Kış boyunca aldığınız kilolardan kurtulmanızı sağlıyor.

2:Vücutta biriken toksinleri atıyor,kolon kanserini önlüyor.

3:Kan dolaşımını düzenleyip,vücudun canlanmasını sağlıyor.

4:Selülitleri 3



 PROF.DR İBRAHİM ADNAN SARAÇOĞLU


İŞTE MUCİZE REÇETE



BEYAZ LAHANA İLE ZAYIFLAYIN !

ÇOCUKLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

Çocuğunuzu büyütürken, beslenme konusunda soru işaretleriniz varsa, yaşa göre çocuk beslenmesiyle ilgili olarak bilgilerinizi gözden geçirmeye, hatta tazelemeye ne dersiniz?..


DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENME NEDİR?

Çocuklar sağlıklı büyüyebilmek ve sağlıklı


Çocuğunuzu büyütürken, beslenme konusunda soru işaretleriniz varsa, yaşa göre çocuk beslenmesiyle ilgili olarak bilgilerinizi gözden geçirmeye, hatta tazelemeye ne dersiniz?..


DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENME NEDİR?

Çocuklar sağlıklı büyüyebilmek ve sağlıklı kalabilmek için gerekli besinleri ancak değişik yiyecek gruplarından alabilirler. Ne yazık ki, gerekli bütün besinlerin hepsini içinde barındıran tek bir yiyecek yoktur. Yiyecekler; tahıllar, sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, et ürünleri ve baklagiller, yağ ve şekerler olmak üzere beş gruba ayrılırlar. Ve çocukların dengeli beslenmek için bu grupların hepsinden tüketmeleri gerekir. Tüketirken ise dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, “gıda piramidi”nin en tepesinde bulunan şeker ve yağlardan en az, “gıda piramidi”nin tabanında bulunan tahıl gruplarından ise en fazla tüketilmesi gerektiğidir. Ayrıca, günlük tüketim miktarı fiziksel aktivite gözönünde bulundurularak ayarlanmalıdır. Doğru beslenmede önemli olan “ne kadar” değil, “neyi ne kadar” yediğimizdir. Hedefimiz doymak değil, doğru, yeterli ve sağlıklı beslenmektir. O nedenle de beslenmenin yetişkinler ve çocuklar tarafından, bir görev ve pazarlık konusu değil; stresten uzak, doğal bir eğlence olarak kabul edilmesi, hem yetişkinlerin hem de çocukların hayatını kolaylaştıracağı gibi, sağlıklı beslenme yönünde atılan önemli bir adımdır.


ÇOCUĞA BESLENME EĞİTİMİ VERİRKEN AMAÇ:

• Çocukları farklı besin grubundaki yiyeceklerle tanıştırmak,

• Çocuklarda bazı yiyeceklere karşı oluşabilecek ön yargı ve tepkiyi önlemek,

• Çocukların sağlıklı ve sağlıksız yiyecekleri birbirlerinden ayırt edebilme yetisini geliştirmek,

• Çocuklara sağlıklı olmak ve doğru beslenme alışkanlığı arasındaki ilişkiyi göstermek,

• Çocuklara ileriki yaşlara da taşıyacağı doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmaktır.


YAŞA UYGUN BESLENME
Diyetisyen Hande Ongun:
Çocuğun yaşına, cinsiyetine göre yeterli ve dengeli beslenmesinin en önemli göstergesi çocuğun büyüme ve gelişmesinden anlaşılır. Büyümenin yeterliliği çocuklarda yaşına ve cinsiyetine göre olması gereken vücut ağırlığı ve boy uzunluğunun saptanması ile anlaşılır. Çocuklarda beslenme çocuğun yaşına, cinsiyetine, vücut ağırlığına, fiziksel aktivitesine göre düzenlenmelidir. Sağlıklı beslenme için üç ana, üç ara öğün yemek önemlidir. Büyüme çağında ara öğünlerde süt, ayran, meyve suyu, peynirli sandöviç gibi besinlerin tüketilmesi uygundur. Çocuğunuzun öğünleri enerji ve besin ögeleri açısından yeterli ve dengeli olmalıdır. Aynı öğünde dört temel besin grubundan yiyecekler bulunmalıdır. Çocuğunuzun besinsel ihtiyaçlarını karşılamak için ihtiyacı olan yiyecekleri değişik şekillerde sunabilir veya yemek istemediği yiyecekleri benzer nitelikte olan başka yiyeceklerle değiştirebilirsiniz. Sebze yemeyi reddeden çocuğunuzun beslenme çantasına koyduğunuz sandöviçlerini domates, biber, maydanoz gibi sebzelerle süsleyebilir, börek ve poğaçaların iç malzemesine çeşitli sebzeler ekleyebilirsiniz. Çocuğunuz meyve yemek istemiyorsa meyveli kek, kurabiye veya pastalarla ona meyveleri sevdirebilirsiniz. Süt veya yoğurt sevmeyen çocuğunuza çeşitli meyvelerin püreleriyle meyveli süt , yoğurt veya puding hazırlayabilirsiniz.


İLK 6 AY ANNE SÜTÜ

Dr. Bülent Öztürk-Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı:


Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, yaşamın ilk yıllarında kazanılıyor. Yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuğun büyüme ve gelişimi istenilen düzeyde gerçekleşmiyor, bağışıklık sistemi etkileniyor ya da obezite gibi problemlerle karşılaşılıyor. Bu noktada her yaş grubu için sözkonusu olan sağlıklı beslenme kriterleri devreye giriyor. Bebek doğduktan sonra ilk 6 ay, anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılayabiliyor. Anne sütü yeterli ise 6. aya kadar ek gıda verilmemesi gerekiyor. Ek gıdalara başlarken ise, tüm ek gıdalar aynı anda kullanılmamalı, tek tek verilmeli. Önce meyve suyu azar azar artırılarak 1. gün 2 tatlı kaşığı 2 öğün, 2. gün 2 çorba kaşığı, 3. gün yarım kahve fincanı, 4. gün tam kahve fincanı miktarında çay kaşığı ile bebeğe verilmelidir. 5. gün aynı tarzda diğer ek gıdaya geçilmelidir. 6. aydan sonra püre kahvaltı, 7. ayda tavuk, balık, et verilebilir. 9. aydan sonra aile ile birlikte masadaki gıdalardan alabilir. İlk 1 yaşta inek sütü, yumurta akı, bal, şeker tuz, çay, katı yağlar, çerez, sakatat önerilmez.


SOFRAYA BİRLİKTE OTURUN

Yrd. Doç. Dr. Sibel Özilgen-Beslenme Uzmanı:


Özellikle yemek sofrasına oturabilmeye başladığı andan itibaren çocukların sofrada ailesiyle birlikte olması öneriliyor. Yemeğin hazırlanmasından, pişirilip sofraya getirilmesine kadar her aşamasında bulunması özgüveninin de artmasını sağlıyor.


Evde ve okulda yemek saatlerini düzenli hale getirmeli, mümkün olduğu kadar öğün atlamamaya ve sofraya birlikte oturup birlikte kalmaya çalışmalıyız. Yemek yerken sakin ve huzurlu bir ortam yaratmalı, kesinlikle televizyon vb. seyretmemeliyiz. Kahvaltı çok önemli bir öğündür, mutlaka kahvaltı etmeye özen göstermeliyiz. Yemeği ceza veya ödül konusu yapmamalıyız. Bir yemeği yedirebilmek için bir başka yiyeceği ödül olarak ortaya koymak; çocukta iyi yiyecek-kötü yiyecek kavramının gelişmesine neden olur. Çocuğu yeni tadlar denemeye teşvik etmeli ama asla zorlamamalıyız. Tatları mümkün olduğunca basit tutmalıyız. Yiyeceklere dokunmalarına izin vermeliyiz. Ona olan sevgimizi tehdit unsuru olarak kullanmamalıyız, yani “Yemeğini yemezsen seni sevmem” gibi cümleler kurmamaya özen göstermeliyiz. Çocuğa yiyebileceği kadar yemeği tabağına kendisinin almasını öğretebiliriz. Doyduğu halde yemeğini bitirmeye zorlamak çocuğun tepki vermesinin yanı sıra, zaman içinde porsiyonların büyümesine de neden olur. Yasaklar cazip kılar, hiçbir yiyeceği yasaklamamalı ancak eve sağlıklı yiyecekleri almaya özen göstermeli ve bunları çocukların ulaşabileceği yerlere koymalıyız. En etkin öğrenme yöntemi aktif katılımdır. Çocuklarımızla birlikte eğlenceli deneyler ve aktiviteler yapabilir, mutfakta bize yardım etmesine izin verebiliriz. Vee bütün bunları zorunluluk olarak değil, hayatın doğal akışı içinde yapmalıyız. Sakin ve sabırlı olmalıyız. Bunun bir süreç olduğunu ve zaman alacağını unutmamalıyız.


2 YAŞINDAN SONRA…

Dr. Gamze Şarbat-Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı:


Çocukluktan erişkinliğe geçinceye kadar büyüme ve gelişme hızı değişkenlik gösterdiği için ihtiyacı olan besin miktarı da buna bağlı olarak değişiyor. 2-5 yaş arasında çocukların ihtiyacı olan besin miktarı da bebeklik zamanlarına göre daha yavaş oluyor. Yılda 7-8 cm uzuyor ve 2-2.5 kg kilo alıyorlar. Gerekli olan enerji de büyüme hızı ve aktivite de yıl içinde değişebiliyor. Dikkat edilmesi gereken tek nokta, besinlerin dengesini kurmaktır. 2 yaşından sonra çocuklar, iki porsiyon et yiyebiler. Bunu, balık, tavuk, yumurta, yarım kap kadar mercimek, fasulye gibi baklagiller ile dönüşümlü olarak değiştirebilirsiniz. Ayrıca, 1/3 kap kuruyemiş ve tohumlar yenebilir. Süt grubunun ise 3 porsiyon alınmasında yarar vardır. Günde çocuğun 300-400 ml. süt grubu besin alması yeterlidir. Bu yaş grubunda sebze meyve de çok önemli olan gıdalar. 200 gram yeşil yapraklı sebze, 150 ml sebze suyu içilebilir. Meyve grubuna gelindiğinde ise; 2 porsiyon meyve önerilir. 150 ml taze sıkılmış meyve suyu ya da 50 gram kadar kuru meyve yiyebilirler. Tahıl grubu ise 6 porsiyon önerilir. 1 dilim ekmek, 1 kap pirinç, 1 kap makarna hepsi bir porsiyon sayılıyor.



SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI…

• Çocukların alışveriş, pişirme ve masa başındaki işlere aktif olarak katılmasını sağlayın.

• Öğün saatlerinin düzenli olmasına özen gösterin.

• Besin değeri yüksek, basit öğünlerin hazırlanmasına özen gösterin.

• Çocuklara küçük porsiyonlarda yemek sunup tekrar istemesine izin verin.

• Tatlılar, besleyici değeri yüksek besinler tüketilinceye kadar sofraya getirilmemeli, ancak ödül olarak da sunulmamalı.

• Çocuğun masada rahat oturduğundan emin olun. Anne ve baba olarak olabildiğince sık masaya birlikte oturmaya özen gösterin.

• Çocukların sofrada yeni tatlar denemesini ve uygun davranış gösterdiğinde onları övmeyi alışkanlık haline getirin.

• Okul öncesi eğitim döneminde, öğünlerin yağ, tuz, enerjiden zengin ve sentetik katkı maddeleri içermemesine dikkat edin.

• Şeker ve kafeinden zengin ve ayrıca iskelet sisteminin gelişimini olumsuz etkileyecek fosforik asit katkılı içeceklerin tüketilmemesine özen gösterin.




OKUL KANTİNLERİ SAĞLIKSIZ BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRIYOR

Yapılan araştırmalar, ilköğretim okullarında kız çocuklarının yüzde 55′inin, erkek çocukların ise yüzde 49′unun yağlı ve şekerli yiyecekleri okul kantinlerinden satın aldıklarını gösteriyor. Ayrıca, kızların yüzde 30’unun, erkeklerin de yüzde 32’sinin kantinden aldıkları yiyeceklere ve okul yemekhanesinden yedikleri yiyeceklere tuz, mayonez, ketçap ve ağır salata sosu ekledikleri bilgisi, araştırmaların başka bir sonucu. Okullarda satılan yiyeceklerde hayvansal yağların yüksek oranlarda olduğu, doymuş yağ içerdiği ve yüksek miktarda sodyum, kolesterol bulunduğu da konunun bir diğer boyutu. Dolayısıyla, bu tür yiyeceklerin sık tüketimi koroner kalp hastalıkları ve birçok kronik hastalık için risk faktörü oluşturuyor.

Uzmanlar; okul kantinlerinden beslenmek yerine, ailelerin evlerinde çocukların okula giderken yanlarına alabilecekleri sağlıklı beslenme menüleri hazırlamasını öneriyorlar. Tabii, bu menülerde protein, karbonhidrat ve yağın dengeli olmasına özen gösterilmeli, sebze ve meyve tüketimine ağırlık vermelisiniz. Çocuklarınıza şeker ve yağ içeriği yüksek besinleri tanıtarak, bu besinleri tüketmelerini kısıtlamanız da yararlı olacaktır. Ayrıca, okul kantinleri ve okul çevrelerinde satılan yiyeceklerin denetimlerinin sık aralıklarla yapılması gerekir.




AİLELERE ÖNERİLER
Dr. Neslihan Güngör-Çocuk Endorkrinoloji Uzmanı:

• Çocuğunuzun boy uzaması ve kilo alımı konusunda endişeniz varsa mutlaka doktorunuza danışın.

• Büyümenin düzenli olarak bir büyüme kartı ile izlenmesi önemlidir.

• Çocuklarınızın hayatlarında fiziksel aktivitenin önemli bir yer tutmasına dikkat edin. Mümkün olduğunca fırsatları değerlendirerek, merdivenleri çıkmaya teşvik edin, kısa mesafeleri yürütmeye çalışın. Çocuklarınızı çeşitli spor aktivitelerine teşvik edin.

• Çocukların evde oynayabileceği aktivite alanı yaratın.

• Bilgisayar ve televizyon konusunda dikkatli olun. Çeşitli yaratıcı fikirlerle aktive konusunda çocuklarda uzlaşma yoluna gidin.

• Fast food ağırlıklı beslenmeden mümkün olduğunca uzak durun.

• Meyveyi meyve olarak verin, özellikle şeker katkılı meyve sularının ve şekerli gıda ve içeceklerin tüketimini sınırlandırın.




Kız ve erkeklerde büyüme hızı:

İlk 1 yaşta; yılda 25 cm

1-2 yaş arası; yılda 10-12 cm

2-4 yaş arası; yılda 10-12 cm

4-12 yaş arası yılda 5 cm büyürler.



11 YAŞINDAN SONRA…

Prof. Dr. Benal Büyükgebiz-Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı:


Çocuk veya erişkin fark etmeksizin bütün insanlar günde en az üç öğün yemek yerler. Bu davranış, etnik ve kültürel farklılıklardan etkilenmeyen bir beslenme davranışıdır. Vücudun fizyolojik çalışma koşullarının geliştirdiği evrensel bir uygulamadır.


Çocukluk yaş grubunun başlangıcında (erken bebeklik döneminde) günlük öğün sayısı sıklıkla altı iken bebek büyüdükçe öğün sayısı azalır. Beslenme 1 yaşından sonra üç ana öğün ve iki ara öğün şeklinde sürdürülebilir. Ara öğünler daha sonraki öğünlerde çocuğun iştahını olumsuz etkiliyorsa, çocuk daha isteksiz ve az yiyorsa ara öğün kaldırılabilir. Buna karar verirken önemli olan çocuğun sürdürmekte olduğu büyümeyi temsil eden göstergelerin (vücut ağırlığı ve boy uzunluğu) normal sınırlarda sürdürülüp sürdürülmemesidir.



Çocuklar beslenme özgürlüklerini kazanmaya başlayınca, değişik nedenlerle bazı öğünleri atlama eğilimi gösterirler. Yapılan bilimsel çalışmalar sıklıkla 11 yaşından sonra öğün atlamaya başladıklarını göstermektedir. En sıklıkla atlanan öğün ise kahvaltıdır. Daha sonraki yaş gruplarında öğün atlama daha da sıklaşmaktadır.


Son zamanlarda çocuklar için öğün atlamak yerine daha hızlı yemek yeme de beslenmede bir sorun olmaya başlamıştır. Amaç, TV seyretmek veya bilgisayar oyunu oynamaktır. 13-16 yaşlarındaki ergenler üzerinde yapılan bir araştırmada ergenlerin her hafta en az bir öğünü atladıkları görülmüştür. Bu davranış erkeklerde daha sıklıkla görülmektedir. 9 yaş grubundaki 540 öğrenci üzerinde yapılan bir başka araştırmada ise, şehir yerleşiminde öğün atlama sıklığı daha fazla bulunmuştu.



ÇOCUKLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

SELÜLİT ÇAYI

Hanımlar gelin kendi selülit reçetenizi kendiniz hazırlayın. Bu seferki reçetmeiz çay şeklinde. Bitkilerin etkilerini hepimiz yavaş, yavaş tanımaya başladık. Özellikle bitki çaylarının çok etkili olduğunu bütün uzmanlar da sıkça vurguluyor. İşte selülit ç


Hanımlar gelin kendi selülit reçetenizi kendiniz hazırlayın. Bu seferki reçetmeiz çay şeklinde. Bitkilerin etkilerini hepimiz yavaş, yavaş tanımaya başladık. Özellikle bitki çaylarının çok etkili olduğunu bütün uzmanlar da sıkça vurguluyor. İşte selülit çayımız için gereken malzemeler ve kullanım şekli :
MALZEMELER:

* Papatya


* Rezene

* Anason

* Sinameki

* Biberiye

* Funda Yaprağı

* Kuşburnu
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bütün malzemleri eşit miktarda karıştırıp, bir kavanoza koyun. Her sabah bu karıkımdan bir tutam alarak yarım litre suyun içinde, 15 dak. kaynatın. Süzerek tok karnına 1 su bardağı için. Bu kürümüz 1 ay uygulanmakta. Her sabah tok karnına içilecek.
FAYDALARI : Hergün düzenli olarak içerseniz, 2 hafta içerisinde selülitlerde gözle görülür bir azalma olacaktır. Eğer çayla birlikte, 1 ananas yerseniz, ananasın yağ yakıcı özelliğinden dolayı, selülitler daha hızlı kaybolacaktır.

Bu karışım selülitlerin azalmasının yanısıra, içindeki malzemelerden papatya yumuşatıcıdır, rezene ağrıyı keser, sancıya iyi gelir, anason mide gazını alır, sinameki bağırsakları çalıştırır, biberiye vücuttaki yağı yakar, funda yaprağı vücuttaki suyu atar, kuşburnu kanı sulandırır.



SELÜLİT ÇAYI

Diyet için Pratik Çözümler

Diyet uygularken işinize yarayabileceğinizi düşündüğümüz diyet pratik çözümlerini biraraya topladık – Tatlı yerine, sık yemediğiniz bir meyveyi deneyin.


- Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.


- Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ay



Diyet için Pratik Çözümler

Ahmet Maranki Toksin atıcı kozmik salata tarifi

Prof. Dr. Ahmet Maranki toksin atmak için kozmik salatanın çok yararlı olduğunu ,mutlaka yemeklerden önce yenilmesi gerektiğini açıkladı.

Toksin atıcı Kozmik salata tarifi: Lahana, Maydanoz, Ispanak, Tere, Roka, Kırmızıturp, Havuç, Kuru soğan, Limon Ha



Ahmet Maranki Toksin atıcı kozmik salata tarifi

SİGARA BIRAKTIRAN BİTKİSEL FORMÜL

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, sigarayı bırakmak isteyen ve türlü yöntemler deneyen tiryakilere Türkiye’de yetişen bir bitkinin çayını tavsiye etti.

Kanal D’de Seda Sayan’ın programına katılan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, Türkiye’de yetişen binlerce bitki t


Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, sigarayı bırakmak isteyen ve türlü yöntemler deneyen tiryakilere Türkiye’de yetişen bir bitkinin çayını tavsiye etti.

Kanal D’de Seda Sayan’ın programına katılan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, Türkiye’de yetişen binlerce bitki türünün mucizevi faydalarını anlattı.

Saraçoğlu, özellikle sigarayı bırakmak isteyip, bir çok yöntem denemesine rağmen bırakamayanlar için karabaşotunu önerdi.
İşte o formül:

“Bir tatlı kaşığı karabaşotunu bir su bardağı suda 3 dakika hafif ateşte kaynatıp içiyorsunuz. Gün atlayarak bu çayı içmelisiniz. Bir gün durup bir gün içilmeli.”

Aktarlarda da bulunabilen ve Türkiye’de yetişen karabaşotunun dünyanın hiçbir yerinde aynısının bulunmadığını sözlerine ekleyen İbrahim Saraçoğlu, çay yapmaya vakit olmayan ya da yolculuktaki durumlarda şu öneriyi yaptı: “Karabaşotunun saplarından 5-6 tane yanınızda bulundurun. Bunları çiğneyebilirsiniz. Yutmanızda da herhangi bir sakınca yok.”
Japonlar bitkilerimize göz dikti

Japonya’dan gelen araştırmacıların Türkiye’deki bitki türlerini inceledikten sonra toprağın ve bitkilerin ne kadar değerli olduğunu kendisine aktardıklarını söyleyen Saraçoğlu, “Bizim bitkilerimiz çok kıymetli. Dış ülkeler bizi yakından takip ediyorlar” diye konuştu. (Kaynak: televizyongazetesi)



SİGARA BIRAKTIRAN BİTKİSEL FORMÜL

Yaşlandığımızı Nasıl Anlayacağız?

• Egzersiz toleransınızın düştüğünü hissediyor musunuz?


• Cinsel isteğiniz (Libidonuz) azaldı mı?


• Günlük temponuz eskisi kadar yoğun olmadığı halde günün sonunda kendinizde tükenmişlik ve aşırı bitkinlik hissediyor musunuz?


• Rahat uyuyamıyor, uzu



Egzersiz toleransınızın düştüğünü hissediyor musunuz?


Cinsel isteğiniz (Libidonuz) azaldı mı?


Günlük temponuz eskisi kadar yoğun olmadığı halde günün sonunda kendinizde tükenmişlik ve aşırı bitkinlik hissediyor musunuz?


Rahat uyuyamıyor, uzun, kesintisiz ve dingin uykulara özlem duyuyor musunuz?


Egzersiz yapmaya karşı isteksizlik hissediyor, düzenli egzersiz yaptığınız halde şişmanlıyor musunuz?


Telefon numaralarını, adresleri, isimleri hatırlamakta güçlük çekiyormusunuz?


Yüzünüzde kırışıklıkların oluştuğunu, cildinizin gevşediğini ve kaslarınızın sarktığını hissetmeye mi başladınız?


NOT: Yukardaki soruların çoğuna cevabınız “Evet” ise sizin de yaşlanmayı önleyici programlara ihtiyacınız var demektir. Bu programlar ile yaşlanma belirtilerini geciktirebilmek ve hatta tersine çevirmek mümkündür.



Yaşlandığımızı Nasıl Anlayacağız?

Kırışıklıklar İçin

Sadece gözünüzün iç kenarında "anticerne" yani kapatıcı kullanın. Böylelikle bakışlarınızı hafifletmiş, açmış olursunuz. Mutlaka göz çevrenizin iyi nemlenmiş olmasına özen gösterin ve göz çevresi bakımı uygulayın.


Kırışıklıklarınız iyice artmış


Sadece gözünüzün iç kenarında “anticerne” yani kapatıcı kullanın. Böylelikle bakışlarınızı hafifletmiş, açmış olursunuz. Mutlaka göz çevrenizin iyi nemlenmiş olmasına özen gösterin ve göz çevresi bakımı uygulayın.


Kırışıklıklarınız iyice artmışsa üst kirpiklerinize rimel uygulamak dikkati ve vurguyu kırışıklıklardan farklı bir yöne çekecektir



Kırışıklıklar İçin

Roaccutane Kullanmadan Önce Tekrar Düşünün

Pek çok insan hayatının bir döneminde o veya bu şekilde sivilcelerden muzdırap oluyor.Yağlı cilde sahip olanlar tabiki bu sorunu daha çok yaşıyor.Doktorlar pek çok hastaya roaccutane denilen ilacı veriyorlar.Bu ilaç sivilceyi iyileştiriyor ama götürdükler



Pek çok insan hayatının bir döneminde o veya bu şekilde sivilcelerden muzdırap oluyor.Yağlı cilde sahip olanlar tabiki bu sorunu daha çok yaşıyor.Doktorlar pek çok hastaya roaccutane denilen ilacı veriyorlar.Bu ilaç sivilceyi iyileştiriyor ama götürdükleri çok fazla oluyor.Karaciğer rahatsızlıklar,cildin pul pul dökülmesi bazı ülkelerde intihar vakalarına bile rastlandığı oluyor.Ve 6 aylık tedavi süreci boyunca gerek fiziksel gerek ruhsal olarak çöküntüye uğruyorsunuz


Roaccutane kullanmadan önce bütün yöntemleri denemenizi tavsiye ediyorum.Doktorunuzun verdiği akne kremleri,sitemizdeki gibi doğal çözümler gibi şeyleri deneyip en son hiçbiri fayda etmediği zaman bu ilacı kullanın.Sağlıklı günler dilerim



Roaccutane Kullanmadan Önce Tekrar Düşünün

Aybaşı kanamasının gecikmesi

Aybaşı kanamasının gecikmesi Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir. Yorgunluk ve sinirlilik


Aybaşı kanamasının gecikmesi



Aybaşı kanamasının gecikmesi

El ve ayak bakımı için limon ve portakal yağı

El, ayak ve tırnak bakımı için limon yağı ve portakal yağı kullanmak etkili olmaktadır. Limon ve portakal yağını karıştırarak ellerinize sürün.


Ayaklarınız için de vazelinle, çilek yağı ve papatya yağını karıştırarak hazırlayacağınız karışımı kullanabil



El, ayak ve tırnak bakımı için limon yağı ve portakal yağı kullanmak etkili olmaktadır. Limon ve portakal yağını karıştırarak ellerinize sürün.


Ayaklarınız için de vazelinle, çilek yağı ve papatya yağını karıştırarak hazırlayacağınız karışımı kullanabilirsiniz.



El ve ayak bakımı için limon ve portakal yağı

AYLARA GÖRE VERİLMESİ ÖNERİLEN EK BESİNLER

– 6 Ay => SADECE ANNE SÜTÜ ( Bebeğin aylara göre büyümesi izlenerek )


6. Ay => ANNE SÜTÜ

Devam Maması ( veya inek sütü )

Yoğurt

Meyve Suyu ( taze ) , sebze suyu

Pekmez

Yumurta Sarısı ( ¼ oranında )


7. Ay => ANNE SÜTÜ

Yumurta Sarısı ( tam )

Bisk


– 6 Ay => SADECE ANNE SÜTÜ ( Bebeğin aylara göre büyümesi izlenerek )


6. Ay => ANNE SÜTÜ

Devam Maması ( veya inek sütü )

Yoğurt

Meyve Suyu ( taze ) , sebze suyu

Pekmez

Yumurta Sarısı ( ¼ oranında )


7. Ay => ANNE SÜTÜ

Yumurta Sarısı ( tam )

Bisküvi, pirinç, pirinç unu, sütlü mama

Meyve Suyu ( taze)

Yoğurt

Et ( Tavuk Eti veya Balık Eti )

Bitkisel Yağlar

Sebze Püre veya Sebze Çorba

Pekmez

Devam Mamaları


8. Ay => ANNE SÜTÜ

İyi ezilmiş ev yemekleri ( kıymalı ve sebzeli )

Tam Yumurta veya Pastörize Peynir

Tahıl – Kurubaklagil ezmeleri

Pekmez

Süt veya Yoğurt

Devam Mamaları


12. Ay => ANNE SÜTÜ

Aile sofrasına oturtulup kendi deneyimlerine göre seçim ( Ev yemekleri, Dolmalar, Kıymalı Sebze Yemekleri, Tarhana, Mercimek, Unlu ve Yoğurtlu Çorbalar, Makarna, Pilav )

500 mlt Süt veya Yoğurt

Pastörize Peynir

Yumurta

Etler ( Tavuk Eti, Balık Eti, Dana Eti )



AYLARA GÖRE VERİLMESİ ÖNERİLEN EK BESİNLER

MİDE RAHATSIZLIKLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Acı marulun kökünde ve gövdesinde bulunan süt, mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığı iyi gelir. Kurutulmuş acı marul yaprakları ve kökü safra kesesinin faaliyetini hızlandırır, hazmı kolaylaştırılır. Acı marulda idrar söktürme özelliği olduğu gibi, mide


Acı marulun kökünde ve gövdesinde bulunan süt, mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığı iyi gelir. Kurutulmuş acı marul yaprakları ve kökü safra kesesinin faaliyetini hızlandırır, hazmı kolaylaştırılır. Acı marulda idrar söktürme özelliği olduğu gibi, mide nezlesine de iyi gelir. Ayrıca kanamalarda da iyi bir dindiricidir.


Adaçayı yapraklarından elde edilen toz mide suyunu tanzim eder, iştahsızlığı önler.


Anason tohumlarının yenmesi mide ekşimesini önler. Anason tohumlarından elde edilen anason yağı mide rahatsızlıklarına iyi gelir.


Andız otu kökünden yapılan çay, mide rahatsızlıklarına çok iyi gelir, mideyi kuvvetlendirir, balgam söktürür. Üzüm şırasının içinde bir ay bekletilen andız otu, mide rahatsızlıklarına iyi gelir.


Armut hazmı kolaylaştırır ama kendisinin hazmı kolay değildir. Midesi sorunlu olanlar elma gibi ısırarak yemek yerine suyunu tercih etmelidir. Armuttan en iyi şekilde yararlanmak isteyenler, yemeklerden önce yemelidir.


Aşk otu (kurutulmuş) otu toz haline getirilir. 1 çay kaşığı 1 bardak sirkeye konularak içilir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Biber, mide salgısını çoğaltır.


Ayvada, mideyi kuvvetlendirir.


Cevizin taze dallarının kabukları, meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılırsa mideyi kuvvetlendirir. Domates mide rahatsızlıklarına iyi gelir.


Ebegümeci mide şikayetlerini düzeltir.


Havuç, lahana, limon, üzüm, elma, ananas mide asitlenmesi ve ülsere iyi gelir.


Hurmadan (taze) yapılan şurup, karın ağrılarına ve mide kramplarına iyi gelir.


Ihlamur çayı balla karıştırılıp içildiğinde mide ülserine karşı etkili olur.


Isırgan otu özü metobolizma rahatsızlıklarının yanı sıra mide hastalıklarına iyi gelir. Yaprakları ile gövdesinden hazırlanan salatayla kür yapılırsa vücuda son derece yararlı olur.


Karanfil ağacından elde edilen yağ mideyi kuvvetlendirir.


Kiraz kanı temizler, mideyi kuvvetlendirir. Sindirim sisteminde meydana gelen ağrıları dindirir. Kanamaları giderir.


Kimyon ve kişniş mide ve bağırsak gazlarını yok eder.


Lahana çiğ olarak mide ülserine iyi gelir.


Mandalina, spazma iyi gelir.


Melek otu mideye canlılık kazandırır. Melek otu mide zayıflığına iyi gelir. Mide ifrazatını arttırır.


Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay, mide ve bağırsak kanamalarını iyileştirir.


Meyan kökü şurubu mide ve bağırsak gazlarına çok iyi gelir. Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserlerine karşı etkilidir.


Nane çayı içildiğinde mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Mide ve bağırsak gazlarını yok eder.


Soğan ve üzüm üril asiti yok eder.


Tarhunotu, limon, elma, domates mide ekşimelerine iyi gelir.


Yaban mersini meyveleri mide nezlesine çok iyidir. Mide gazını yok eder.



MİDE RAHATSIZLIKLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Mavi Hastalik Nedir

Mavi Hastalık NedirMavi hastalık, kalbi delik olmakla aynı şey değil bildi­ğim kadarıyla?Kalbinde delik olan her çocukta mavi hastalık yok. Bunların bir bölümünde mavi hastalık olarak adlandırılan bu hastalık bulunuyor.Mavi hastalık diye bir hasta


Mavi Hastalık Nedir


Mavi hastalık, kalbi delik olmakla aynı şey değil bildi­ğim kadarıyla?


Kalbinde delik olan her çocukta mavi hastalık yok. Bunların bir bölümünde mavi hastalık olarak adlandırılan bu hastalık bulunuyor.


Mavi hastalık diye bir hastalık mı var?


Morarma yakınmasıyla doktora gelen doğuştan kalp hastalıklı çocukların önemli bir kısmında Fallot tetralojisi olarak adlandırılan bir hastalık saptanıyor. Halk dilinde mavi hastalık deniyor. Çocukların eforla morardığı, çömelerek rahatladığı, bayılma nöbetleri geçirdiği bir hastalık. “Toplumsal bir problem mi” diye sorarsanız, baş edileme­yecek bir problem değil esasında. 12.500 çocuğun 10′da 1′inden azında görülüyor, yılda en fazla 1.250 çocuğa kar­şılık gelir. Çok büyük bir sayı da değil, ama Türkiye’de böyle hastaların tedavi edilebildiği merkezleri düşünürse­niz, epey bir miktar ediyor bu. Doğuştan kalp hastalıkları­nın büyük bir bölümü gibi tedavisi olan bir hastalık, 1 yaş civarında ameliyat olmaları gerekiyor, sorun bu kadar kü­çük yaştaki hastaların tedavi edilebileceği merkezlerin ye­terli olmaması. Basit deliklerin tedavisi kolay, ama çok karmaşık doğuştan kalp hastalıkları var. Bunların tedavisi, ameliyatları daha zor. Bu alanda uzmanlaşmış kalp cer­rahları gerekiyor. Çocuklar ameliyat sonrasında uzun süre hastanede kalabiliyorlar. Bir erişkin kalp hastası, baypas olup iki günde yoğun bakımdan çıkıyor, bir hafta sonra da evine gidiyor. Ama çocuğun doğuştan, ciddi, karmaşık bir hastalığı varsa hastaneden çıkması çok uzun sürebiliyor, yoğun bakımda daha uzun süre kalabiliyor.
Minik bir kalbi ameliyat etmek de zordur…


Erişkinlere göre daha zor.


Türkiye ve başka ülkelerin çocuk kalp hastalıklarının tedavi başarıları ne durumda?

Son 30 yılda doğuştan kalp hastalıklarının tedavisinde. çok büyük ilerlemeler oldu. Eskiden bu hastaların çoğu ameliyat edilemez veya ameliyatlardan sonra kaybedilir­ken, şimdi önemli bir bölümü erişkin yaşa gelebiliyor. Türkiye’de de bu konuda dünya çapında başarılı merkez­ler, çok başarılı cerrahlar ve çok değerli çocuk kalp hasta­lıkları uzmanları var. Önemli bir bilgi ve deneyim biriki­mimiz oluştu bu konuda, ama bunun belli merkezlerle sı­nırlı olması ve bu nedenle ameliyat edilmesi gereken hasta sayısına göre, edilenlerin hâlâ daha düşük kalması sorunu devam ediyor. Birçok hastanın tanısının koyulamaması, ameliyat beklerken kaybedilmesi, hemen ameliyat imkanı­na kavuşamaması önemli bir problem.


Bu çocukların tedaviyle sağlıklarına kavuştuktan sonra başka bir kalp hastalığına yakalanmaları mümkün mü?
Elbette. Doğuştan kalp boşluklarında veya damarların­da yapısal bozukluk bulunması ve örneğin erişkin yaşta kalp damarlarında hastalık gelişmesi ayrı hastalıklar. Bu­nun dışında, bu hastalar çocuklukta tedavi edildikleri do­ğuştan kalp hastalığı ile ilgili olarak da tekrar bazı prob­lemler yaşayabilirler. Bu nedenle ameliyat geçirenlerin bü­yük bir bölümünün yaşam boyu kontrolde olması gerekir. Özellikle karmaşık bozukluklar nedeniyle ameliyat olanla­rın bir bölümünde erişkin yaşta ritim bozuklukları gibi bazı sorunlar çıkabiliyor.


Gebelikte düzenli kontroller yapılmalı

Bir çocuğun, kalp hastası olarak doğmasını önlemek mümkün mü?


Yüzde yüz önlemek mümkün değil. Ama risk azaltıla­bilir. Gebe kalan kadının mutlaka hekim tarafından dü­zenli kontrollerini yaptırması lazım en başta.


Her kadın için mi?


Mümkün olduğu kadar her kadın için. Yapılması gere­ken ultrasonografik yöntemler var. Özellikle çocuk ve eriş­kinlerde kalp hastalığı tanısı için kullanılan ultrason yön­temi, anne karnındaki bebeğin kalbini incelemek için de kullanılıyor. “Fetal ekokardiyografi” deniliyor. Eğer bebe­ğin kalbinde çok ağır bir bozukluk varsa, gebelik sonlandırılabilir. Alınacak önlemlerle doğum sırasında veya son­rasındaki riskler azaltılabilir. Her gebede değil, ama hekim tarafından uygun görülenlerde yapılabilecek yeni bir yön­tem.


Gebelik sırasında anne karnında yapılacak kontrolleri anlatır mısınız?


Normal bir gebelik takibinde zaten ultrasonografi yapı­lıyor. Kadın doğum veya radyoloji uzmanı tarafından ya­pılan ultrasonografi gebeliğin genel gidişini izliyor. Doğuş­tan kalp hastalığı yönünden yüksek riskli gebelerde, örne­ğin ailesinde sık doğuştan kalp hastalığı bulunanlarda, şe­ker hastalarında, gebelik sırasında bebeğe zararlı olabile­cek ilaç veya maddeleri kullananlarda, bazı virüs enfeksi­yonları geçirenlerde bebeğin kalbi yine ultrasonla çocuk kalp hastalıkları uzmanları tarafından incelenir. Yine yük­sek riskli gebelerde anne rahminden alınan sıvı, kromo­zom bozuklukları yönünden araştırılır.


Fetal ekokardiyografide ne tür bozukluklar saptanı­yor?


Anne karnındaki bebeğin kalbinde bir bozukluk olup olmadığını, damarları, kalp kapaklarını son derece hassas bir şekilde inceleyebiliyor.


Doğan her çocuk muayene edilmeli


Yeni doğan bebeğin doğumsal kalp hastası olup olma­dığını anlamanın püf noktaları var mı?


Doğan her çocuk bir çocuk hastalıkları uzmanı, yok­sa bir doktor tarafından muayene edilmeli. Bu muayene­lerin düzenli sürdürülmesi lazım. Bu muayenelerde bazı bulgular saptanabilir, kalpte olmaması gereken bazı ses­ler, üfürümler duyulabilir ve ileri incelemeler için büyük merkezlere yollanırlar. Çocukların hastalıklarına bağlı bazı şikayetleri olabilir, meme emerken yorulma, kilo alamama, sık nefes alma, çarpıntı, morarma, gelişme ge­riliği gibi. Çocuk büyüdükten sonra çabuk yorulma, ba­yılma gibi şikayetleri olabilir, bunları değerlendiren ço­cuk doktoru gerekirse bir çocuk kalp hastalıkları uzma­nına sevk eder. Muayene ve EKG, röntgen, kalbin ultra-sonla incelenmesi olan ekokardiyografi gibi incelemeler sonunda tanı konulur. Nadiren bazen kateterle inceleme gerekir. Ama çoğunlukla muayene ve ekokardiyografiyle tanı konur. Çocuk kalp hastalıkları uzmanları çok önem­li bu konuda. Bütün bu incelemeler hep onlar tarafından yapılır.



Mavi Hastalik Nedir

Ulser Ameliyat ve Sonrasi Tedavisi

Ulser Ameliyatı Süreci, Ülser Tedavisinde Ameliyat


Ülser Ameliyat Öncesi


Çoğu kimse için ameliyat olmak üzere hastane­ye yatmak yeni ve sıkıntılı bir olaydır. Hastane yaşa­mı bir program çerçevesinde yapılan birçok işten (ru­tin)


Ulser Ameliyatı Süreci, Ülser Tedavisinde Ameliyat


Ülser Ameliyat Öncesi


Çoğu kimse için ameliyat olmak üzere hastane­ye yatmak yeni ve sıkıntılı bir olaydır. Hastane yaşa­mı bir program çerçevesinde yapılan birçok işten (ru­tin) oluştuğundan, önceden bunlar hakkında fikir sa­hibi olmakta yarar vardır. Cerrahlar, servis hemşire­leri ve hastaneler çeşit çeşit olsa da temel yaklaşım aynıdır.


Hastaneye yatmanızdan sonra ilk yapılan rutin, “anamnez” adı verilen bir dizi sorgulamadır. Hasta­neye geliş şikâyetiniz; şikâyetlerinizin öyküsü, yani ne zaman ve nasıl başladığı, nasıl geliştiği; daha ön­ce geçirmiş olduğunuz hastalık, kaza ve ameliyatlar; alışkanlıklarınız; medeni ve ekonomik durumunuz; anne-baba ve kardeşlerinizin sağlık durumu gibi so­ruları yanıtlarsınız. Bu sorgulamayı bitiren asistan doktor, sonra tüm fiziksel muayenenizi yapar.


Ameliyattan önce kan testleri yapılması normal­dir. Kan testlerinin kapsamına alyuvar ve akyuvar sayımıyla birlikte karaciğer ve böbrek çalışmasının de­ğerlendirildiği “fonksiyon testleri” de girer. Bunlar­da çoğu kere beklenmeyen sonuçlara rastlanmaz. Cerrah ve anestezist, ameliyattan önce olabildiğin­ce fazla bilgi edinmek isterler. Akciğerlerde hafif bir enfeksiyon ya da kalpte çok az bir anormallik anestezistin hastaya yaklaşımını değiştirecektir. Bu ne­denle, göğsünüzün röntgen filmi ve kalp elektronuz (EKG) da çekilir.

Çoğunlukla cerrah, konan tanıyı kontrol etmek için, ameliyattan önce bir kere daha ülserin varlığını ortaya koymak ister. Bunun için endoskopi ya cerra­hın ekibinden ya da başka bir doktor tarafından tek­rar yapılabilir. Kronik solunum yolları şikâyeti olan, sigara içen hastaların bir fizyoterapist yardımıyla akciğerleri temizlenmelidir ama bu işlem genellikle ameliyat sonrasına kalır.

Tamamen boş bir mide üzerinde ameliyat yapmak daha güvenli olduğundan, ameliyattan bir gün önce­ki akşam yemeğinde katı ve sıvı gıda almanıza izin verilmez. Cerrahınız, bunu kesinlikle sağlamak için mide içindekileri “nazo-gastrik tüpü” ile emer. Bu tüp lastikten yapılmış olup, ince ve esnektir. Burun deliklerinizden birinden sokulur ve ösofagus yoluyla mi­denize uzatılır. Tüp bir gece boyunca yerinde bırakı­lır ve solunuma hiç engel olmaz. Ameliyat için temiz bir deri alanı gerektiğinden, ameliyatın yapılacağı deri bölgesindeki tüm kıllar traş edilmelidir.


Son olarak, ameliyatı kabul ettiğinize ilişkin bir belge imzalarsınız.

Bazı hastanelerde anestezist, ameliyattan önce serviste yatan hastayı ziyaret eder. Bu daha çok, kul­lanılacak anestezi (narkoz) maddesinin seçimini etkileyecek tıbbi bir durumunuz olduğu zaman söz ko­nusudur. Diğer hastanelerde, anestezisti ameliyatha­neye girdiğinizde görürsünüz. Anestezist, sizi uyut­mak için iğne yapar ve gerekirse, ameliyat süresi bo­yunca daha başka enjeksiyonlar uygular veya kan ya da serum verebilir. Bunun için, kolunuzdaki veya eli­nizdeki bir toplardamar içine “angio-cut” (anjio-kat) adı verilen ince bir tüp takılır.


Ameliyat sonrası


Uyandığınızda ilk izlenimleriniz karma karışıktır

ve uyutulduğunuz anı az önce olmuş gibi hisseder­siniz. Uyanma süreci çok değişkendir; kendinizi topar­lamanız birkaç saat sürerken, tam anlamıyla zihin açıklığına kavuşmanız birkaç gün sürebilir. Uyandı­ğınızda nazo-gastrik tüpü yerinde bulursunuz. Angio-cut’dan kan ya da tuzlu veya şekerli serum damlamak-tadır ve çoğu kez de karın boşluğunuza sokulmuş bir boru aracılığıyla yatağınızın yanındaki bir şişeye sı­vı boşalmaktadır.


Derece derece uyanırken zamanı tam olarak belirleyemeseniz de, doktor ve hemşirelerin vizitleriyle, akraba ve arkadaşlarınızın gelip gidişini farkedersiniz. Siz yatağınızda hareketsiz yatarken akciğerle­rinizin hava yollarında biriken mukus salgısının te­mizlenmesi gerekir. Buralarda biriken mukus enfek­siyon odağı olabilir. Öksürmek ve derin soluk almak, özellikle ameliyat yarasının olduğu bölgede ağrıya ne­den olur. Bu sorunu önlemek için, mukus temizleme işleminden önce ağrı kesici alınmalıdır.


Ameliyattan sonra ağrı çekmenin hiçbir anlamı yoktur; bu nedenle, ameliyat sonrası tedavide ağrı ke­sici iğnelerin önemli yeri vardır. Çok çeşidi olan bu ilaçların da yan etkileri olduğundan, bir şey hisseder­seniz hemşireye ya da doktora haber vermelisiniz.


İlk birkaç günden sonra, mideniz ye diğer batın (karın) organlarınız çalışmaya başlar. İlk belirtisi de bağırsak hareketlerinizin başlamasıdır. Bundan sonra ağızdan sıvı alabilirsiniz. Birkaç gün içinde iştahınız yerine gelir ve sindirim kanalınız işlemeye başlar.


Ameliyattan sonra da, çok kan kaybedip etmedi­ğinizi anlamak ve verilen kan veya sıvı miktarının ye­terli olup olmadığını saptamak için kan sayımı yapı­lır. Kan sayımı, taburcu olmadan önce bir kere daha tekrarlanabilir. Üç dört gün sonra karın boşluğunuzu drene eden (boşaltan) borudan sıvı birikinti gel­memeye başlar ve daha önce çıkartılmış olan nazo-gastrik tûp ve angio-cut’dan sonra bu boru da çıkar­tılır. Yaklaşık bir hafta sonra yara yeri iyileşmiş ol­duğundan dikişleriniz ya da pensleriniz alınır. Artık eve dönme zamanı gelmiştir!


Normal yaşama dönmeden önce, evde birkaç haf­talık bir nekahat dönemi geçirilirse de, artık ülser ağ­rısından kurtulmuşsunuzdur. Hastane polikliniğinde-ki bir check-up (çek-ap)’dan sonra normal yaşama ge­çiş zamanınız aile hekiminizin kararına kalmıştır.



Ulser Ameliyat ve Sonrasi Tedavisi

Horlama Rahatsızlığına Karşı Etkili Operasyonlar

Horlama rahatsızlığının iyileştirilmesi için operasyon uygulayan uzmanlar kulak-burun-boğaz uzmanlarıdır. Horlama ameliyatı genellikle kozmetik amaçlı ameliyatlar arasında yer almaktadır. Horlama sorunu solunum yolu rahatsızlıkları arasında yer alır. Uyku


Horlama rahatsızlığının iyileştirilmesi için operasyon uygulayan uzmanlar kulak-burun-boğaz uzmanlarıdır. Horlama ameliyatı genellikle kozmetik amaçlı ameliyatlar arasında yer almaktadır. Horlama sorunu solunum yolu rahatsızlıkları arasında yer alır. Uyku problemleri genellikle iki türlü tedavi edilir. Bunlar ameliyat içeren ve ameliyat içermeyen prosedürlerdir. Horlama rahatsızlığına karşı uygulanan tedavi ameliyat içermeyen bir prosedürdür.



Lazer Destekli Uvulopalatoplasti: Bu prosedür genellikle uyku apnesi olan kişilerde uygulanır. Bu prosedürde C02 lazer ışınları ile ağızın üst arka bölgesinde yer alan ve uvula yani küçük dil adı verilen doku alınır. Horlama sorunun aşılabilmesi için bu süreç yaklaşık olarak 2-6 seans arasında devam eder.


Radyo Dalgası Doku Ablasyonu: Somnoplasti olarak da bilinen bu prosedür ile radya dalgaları kullanılarak kişinin uvulası küçültülür ve böylece horlama sorunun önüne geçilmiş olunur.


Dil Süspansiyonu Prosedürü: Bu süreçte kişinin çene kemiğine küçük bir vida yerleştirilir ve bu vida uyku esnasında dilin havayolunu tıkamasını engeller.


Nasal Ameliyat: Bu ameliyat ile burunda solunumu engelleyen oluşumlar alınır. Nasal ameliyat olan kişilerin solunum problemler büyük ölçüde iyileştirilir.



Horlama Rahatsızlığına Karşı Etkili Operasyonlar

Kısırlık : Üremenin Erkek Fizyolojisi

Erkek Fizyolojisi

Testisler skrotum (torbalar) içinde çift olarak bulunurlar, ortalama 4-5 cm uzunluğunda, 3 cm genışliğinde, 2 cm kalınlığında olup herbiri yaklaşık 40 gram ağırlığındadır. Tunica albu


Erkek Fizyolojisi


Testisler skrotum (torbalar) içinde çift olarak bulunurlar, ortalama 4-5 cm uzunluğunda, 3 cm genışliğinde, 2 cm kalınlığında olup herbiri yaklaşık 40 gram ağırlığındadır. Tunica albuginea denilen bağ dokusu testisleri küçük parçacıklara böler. Bu parçacıklar içinde tubuli semineferi (tohum kanalcıkları) denilen kıvrımcıklar gösteren boru sistemleri vardır. Bu borucuklar birleşerek daha geniş sperm boşaltma kanallarını ( tubuli recti ), bunlar da birleşerek rete testis adı altında epididim (caput) oluştururlar. Bu kanal ve kanalcıklar sadece spermlerin taşındığı yerler olmayıp, içlerindeki ve etraflarındaki değişik hücreler (Sertoli,Leidig,İnterstisiyel) spermlerin oluşumu ve olgunlaşarak dişi yumurtasını dölleyebilecek hale gelmesini sağlayan oluşumlardır. Sperm hücresi gelişmesi (spermatogenez) sırasıyla permatogonie, spermatosit, sekonder spermatosit, spermatid ve spermatozoid dönemlerinden ibarettir. Anne karnında cinsiyet hücrelerinde bu gelişmeler olmaz. Bu gelişme 13-16 yaşlarında, yani ergenlik (puberte) döneminde başlar. Spermetagonez işlemimden sonra spermatozoidlerden 4 adet olgun spermium oluşur.Bu işlem yaklaşık 2 ay kadar sürer sonra spermler, seminifer tubuluslar ( ince ağsı kanalcıklar) boşluğuna geçer. Buradaki sertoli hücreleri spermleri besler ve daha sonra spermler depolanmak üzere kanallara (epididime) taşınırlar. Bu kanal, spermleri penisin ucuna taşıyan duktus deferens ile devam eder.



Şekil: Erkek üreme sisteminin şematik görüntüsü



Kısırlık : Üremenin Erkek Fizyolojisi

Yazlık Eczane ''KARPUZ''

Yaz sıcağının serinleten meyvelerinin başında gelen karpuzun çok sayıda faydası olduğu bildirildi.

Uzmanlar, kan basıncının dengelenmesinden, sağlıklı zayıflamaya kadar çok sayıda faydası olan karpuzun yaz aylarında bol bol tüketilmesini öneriyor.


Yaz sıcağının serinleten meyvelerinin başında gelen karpuzun çok sayıda faydası olduğu bildirildi.



Yazlık Eczane ''KARPUZ''

Tansiyona Bağlı Baş Ağrısından Kurtulmanın Yolları

Baş ağrısının migren, tansiyon, sinüs bağlı enfeksiyon gibi birçok nedeni bulunmaktadır. Yine de baş ağrısı çeken hastaların çoğunun durumu tansiyon ile ilişkilidir. Yıllardır birçok uzman tansiyona bağlı baş ağrısı nedenlerini araştırmaktadır. Boyun kasl


Baş ağrısının migren, tansiyon, sinüs bağlı enfeksiyon gibi birçok nedeni bulunmaktadır. Yine de baş ağrısı çeken hastaların çoğunun durumu tansiyon ile ilişkilidir. Yıllardır birçok uzman tansiyona bağlı baş ağrısı nedenlerini araştırmaktadır. Boyun kaslarına yüklenen tansiyon başta ciddi ağrılara neden olmaktadır. Bununla beraber strese bağlı oluşan tansiyon da baş ağrılarının ortaya çıkmasına neden olur. İbuprofen ve naproxen gibi iltihap sökücü ilaçlar dışında tansiyona bağlı baş ağrısını hafifletmenin doğal çareleri de bulunmaktadır.



Rahatlayın


Bağ ağrılarından kurtulmanız için yapmanız gereken ilk şey rahatlamak. Eğer stresle baş etmeyi öğrenebilir ve rahatlamayı başarırsanız baş ağrılarınızdan önemli ölçüde kurtulabilirsiniz. Sevdiğiniz bir albümü dinlemek ve yürüyüşe çıkmak gibi aktiviteler rahatlamanıza yardımcı olur.


Doğru Nefes Alın


Doğru nefes almak rahatlamaya büyük ölçüde yardımcı olur. Nefes almak vücudumuzun otomatik olarak gerçekleştirdiği bir aktivitedir. Yine de kişi nefes alıp verişlerini kontrol alına alarak rahatlama sağlayabilir. Doğru nefes almak baş ağrılarından kurtulmaya yardımcı olur. pranayama ve yogik nefes alma yöntemlerinin öğrenerek işe başlayabilirsiniz. İlk olarak dikkatinizi dağıtacak herşeyi çevrenizden uzaklaştırın. Burnunuz yolu ile derin ve yavaş nefesler alın, nefesi akciğerleinizde birkaç saniye tutun ve ağzınız yolu ile geri verin. Bu süreç boyunca akciğerlerinize dolan havaya yoğunlaşın. Havanın akciğerlerinize oradan da şakak ve alnınıza gidişini hissetmeye çalışın.


Stresten Uzak Durun


Son olarak stresle baş etmeyi öğrenin. İş yerinde aşırı bunaldığınız zamanlarda nefes alma egzersizleri yapın veya yürüyüşe çıkın. Stres hepimizin karşılaşabileceiği bir sorundur ve eğer düzenli ve sağlıklı bir yaşam sürmeye özen gösterirsek stresi hayatımızdan tamamen çıkarabiliriz.



Tansiyona Bağlı Baş Ağrısından Kurtulmanın Yolları

Pleuritis - Akciğer Zarı İltihabı

Pleuritis (akciğer zarı iltihabı) rahatsızlığı, nefes almayı zorlaştıran keskin göğüs ağrısı ile karakterize edilmiş bir göğüs ağrısı sendromudur. Akciğerlerin çevresinde oluşan iltihaplanmalardan kaynaklanır, ki diğer adı akciğer zarı iltihabıdır. İki ka


Pleuritis (akciğer zarı iltihabı) rahatsızlığı, nefes almayı zorlaştıran keskin göğüs ağrısı ile karakterize edilmiş bir göğüs ağrısı sendromudur. Akciğerlerin çevresinde oluşan iltihaplanmalardan kaynaklanır, ki diğer adı akciğer zarı iltihabıdır. İki katman halinde görülür: akciğeri kapsayan bölümü (iç organsal) ve göğsün iç duvarını kapsayan bölümü (organ çeperine ait). Bu iki katman plevral sıvı ile yağlanır. Bu hastalık sıklıkla iki tabaka arasında fazladan sıvı birikmesiyle oluşur. Akciğerin ağrı lifleri plevrada bulunur. Bu doku iltihaplanır, göğüste keskin bir acıya ve nefes zorluklarına sebep olur. Diğer belirtileri, nefes darlığı, göğüste hassasiyet ve öksürüktür. Nedenleri,



Bakteri, mantar, parazit veya virüs enfeksiyonları, kimyasal veya toksik maddelere maruz kalma (amonyakla temizlik gibi), romatoid artrit gibi kollajen vasküler hastalıklar, akciğer ve meme kanseri, tümörler, kalp yetmezliği, akciğerin kan damarları içindeki pıhtılaşma (bazen ölüme yol açabilir), lenf kanallarının tıkanması, travma, bazı ilaçlar, pankreas rahatsızlığı, siroz, safra kesesi rahatsızlığı, dalak hasarı, plevral boşlukta hava veya travma.


Kalp rahatsızlığı ve kalp iltihaplanması ile kendini gösterir, ultrason, x ışınları, bilgisayarlı tomogrofi gibi yöntemlerle görüntülenir. Bir ağrı kesici ile ağrı duyumu azaltılır. Göğüs boşluğundaki fazlalık sıvı kaldırılır. Plevral sıvı enfeksiyon belirtileri gösteriyorsa, uygun antibiyotik tedavisi ve sıvı drenajı yapılır. Plevral boşluk içinde iltihap varsa, bir göğüs drenaj tüpü takılmalıdır. Bu işlem anestezi ile göğüs içine bir tüp yerleştirilerek yapılır. Ağır vakalarda, içinde irin ve skar dokusu (adezyonlar) olan dekortikasyona ihtiyaç vardır. Bazen açık cerrahi bir işlem (torakotomi), daha komplike vakalar için gereklidir. Sıvıyı kaldırmak için bu bölgeye iltihaplandırıcı bir madde koyulur ve oluşan reaksiyonla sıvı ortadan kaldırılır.


Erken teşhiste hastalık önlenebilir. Kalp, akciğer ve böbrek rahatsızlığı olan kişilerin muayene olması ve akciğer zarı iltihabı olup olmadığını kontrol ettirmesi gerekir. Bu kişiler tehlike altındadır. Hastalık genel olarak, akciğer ve göğüs duvarı iç zarının iltihaplanmasını, plevranın iki tabakası arasında sıvı birikmesini, enfeksiyon, tüberküloz, kalp yetmezliği, kanser ve kollajen vasküler hastalıklar, nefes darlığı, göğüs ağrıları ve hassasiyeti durumlarını içerir.



Pleuritis - Akciğer Zarı İltihabı

Apirojen nedir, apirojen hakkında, apirojenin anlamı

Tıp dilinde, tıp sözlüğünde, tıp terimlerinde apirojen ne anlama gelir ?


Ateş yükselmesine neden olan herhangi bir madde taşımayan.


Tıp dilinde, tıp sözlüğünde, tıp terimlerinde apirojen ne anlama gelir ?


Ateş yükselmesine neden olan herhangi bir madde taşımayan.



Apirojen nedir, apirojen hakkında, apirojenin anlamı

Lor Peynirli ve Salamli Kokotlar Tarifi (4 Kisilik)

Lor Peynirli ve Salamlı Kokotlar (4 Kişilik)


Malzemeler

225 gr lor peyniri veya labne

1 yemek kaşığı ayçiçek yağı

1 küçük soğan, ince doğranmış

100 gr mantar, doğranmış.

2 yumurta, çırpılmış

50 gr salam, küp şeklinde kesilmiş

Bir tutam taze rendelenmiş h


Lor Peynirli ve Salamlı Kokotlar (4 Kişilik)


Malzemeler

225 gr lor peyniri veya labne

1 yemek kaşığı ayçiçek yağı

1 küçük soğan, ince doğranmış

100 gr mantar, doğranmış.

2 yumurta, çırpılmış

50 gr salam, küp şeklinde kesilmiş

Bir tutam taze rendelenmiş hint cevizi

Tuz ve karabiber

25 gr tereyağı, eritilmiş

Maydanoz, süslemek için


Yemek Tarifi

Fırını 200 C ısıtın.

Bir tencerede ayçiçek yağını ısıtın soğanları ekleyip yumuşayıncaya kadar kızartın.

Mantarları ekleyip 1- 2. dak. devamlı karıştırarak pişirmeye devam edin. Tencereyi ateşten. alıp soğumaya bırakın.

Peyniri süzgeçten geçirip, bir kasede çırpılmış yuymurtaları peyrnire azar azar ekleyerek yedirin.

Salam, soğan ve mantan peynir karışımına ekleyin. Hint cevizini tuzu ve biberi katın.

Isıya dayanıklı 4 küçük kabın içine fırçayla tereyağını sürün.Karışımı eşit alarak bu kaplara boşaltın.

Kapları firına sürüp 20-25 dakika kabarıp kahverengileşinceye kadar pişirin, Maydanozla süsleyip servis yapın.

ALTERNATİF: Salamın yerine karides, mantarm yerine de mısır kullanabilirsiniz.


Lor Peynirli ve Salamlı Kokotlar (4 Kişilik) tarif tarifi



Lor Peynirli ve Salamli Kokotlar Tarifi (4 Kisilik)

Saman Nezlesinden Korunma Yollari

Saman Nezlesinden Korunma Yolları


Her yıl saman nezlesi mevsimi geldiğinde, kendinize şu iki so­ruyu yöneltiyor olmalısınız: "Bunu hak etmek için ben ne yap­tım?" ve "Bundan kurtulmak için nereye gitsem?" Cevaplar maal


Saman Nezlesinden Korunma Yolları


Her yıl saman nezlesi mevsimi geldiğinde, kendinize şu iki so­ruyu yöneltiyor olmalısınız: “Bunu hak etmek için ben ne yap­tım?” ve “Bundan kurtulmak için nereye gitsem?” Cevaplar maalesef “Hiçbir şey” ve “Hiçbir yere”dir. Alerjiler bazı kişi­ler için kaçınılmazdır ve polenden kurtulmanın yolu yoktur.


Kokuotu, çim, papatya, pelin, pıtrak, ayrıkotu, hardalotu gi­bi yabanıl otların, ardıç, çam, çınar, ıhlamur gibi çok sayıda ağacın, fındık, zeytin, ayçiçeği gibi tarımsal bitkilerin polenle­ri bölgesel ya da yaygın alerjenler olarak duyarlı kişilerde so­run yaratır. Kış donlarıyla ölene kadar birçok otun çiçeği ay­larca tozumayı sürdürür ve çevreye yayılan polenler kilomet­relerce yol kat edebilir.


Nereye giderseniz gidin, sizi hapşırtacak ağaç ya da ot po­lenlerinden kurtulmanın yolu yoktur. Ama polenlerin havada en çok bulunduğu zamanlarda ne yapacağınızı öğrenebilirsi­niz. Polen yalnız solunumla burun ve gırtlağınıza girerse so­run yaratır. Polen yükünün arttığı dönemlerde klimalı ortam­larda kalmak gerçekten yararlı olabilir.


Öncelikle sizi hapşırtan polen hakkında genel bir fikir edin­melisiniz. Bunun için biraz detektiflik yapıp ipucu kovalamak işe yarayacaktır. Alerjiniz hangi aylarda kötüleşiyor? İlkbahar? Yaz? Sonbahar? Bunu bilmek olasılık yelpazesini daraltır. Ör­neğin, ilkbaharda ve yaz başında kendinizi iyi hissediyorsanız, alerjinizin kavak, karaağaç, akçaağaç, ceviz, çam gibi ağaçla­rın polenlerinden kaynaklanmadığı söylenebilir.


İlkbaharın sonunda ve yazın başında hapşırmaya başlıyor­sanız, sorumlu bitki polenleri olasılıkla otlardır. Alerji belirti­leri yazın sonlarından önce başlamıyorsa, sorun yine yöreye göre değişebilen otsu bitkiler ya da açık havada bulunan küf sporlarıdır.


Tam olarak hangi polenin sorun yarattığını bilmek çok da önemli olmayabilir. Çiçeklenme dönemi aynı zamana rastla­yan hangi bitki grubunun sorun yarattığını belirlemek çoğu zaman yeterlidir. Örneğin belirli bir ağaç polenine alerjiniz varsa, belirtilerin sonbaharda değil, ilkbaharda ortaya çıkaca­ğını bilir, alerjiye karşı yalnız bu aylarda önlem alırsınız.


Ama hekiminizle konuşarak, bağışıklık tedavisine geçme­nin en doğru yol olduğuna karar verdiyseniz, sorumlu polen kaynağını kesin biçimde belirlemek gerekir. Alerji aşılan son derece özgüldür. Pelin polenine karşı yapılan aşı, çam polenine karşı bir işe yaramaz. Kesinlik sağlamak için, bazı deri ya da kan testleri yapılabilir.


Kış aylarında saman nezlesi belirtileri ortaya çıkar mı? Kı­şı ılık geçen bir yerdeyseniz, aralık ayında bile polenlerle ba­şınız derde girebilir. Böyle bir durum yoksa, polen olasılığı za­yıflar. Bunun yerine tozdan, iç mekanlardaki küften, hayvan kıl-deri döküntülerinden kaynaklanan ve mevsimsel olmayan alerjik rinitler gündeme gelir. Böyle bir yakınmanız varsa he­kime başvurun. Sizde tam olarak neyin alerjiye yol açtığını an­lamak için bazı deri testleri yapmak isteyebilir.


Kapı ve pencerelerinizi sıkı sıkıya bantlayıp kışı beklemek­ten başka, polen belasını tümüyle savuşturmanın yolu yoktur! Bu ölçüde radikal olmasa da, polenle temasınızı sınırlayacak bazı çözümler önerilebilir.


Polen düzeyini öğrenin


İlgili kurumların alerjiye karşı du­yarlı olması, sorunların çözümünü önemli ölçüde kolaylaştırır. ABD’de bu duyarlılık çeşitli örneklerle kendini belli eder. Bir­çok kurum ve meteoroloji servisi her gün havadaki polen hüc­relerinin sayısını saptar, gazete, televizyon ve radyo istasyon­larına bildirir. Alerji mevsiminin göbeğinde bile bazı günler diğer günlerden daha kötüdür. Dolayısıyla bulunduğunuz yö­redeki polen düzeyini bilmek çok işinize yarar.


Peki, bu sayım nasıl yapılır? Teknisyenler yapışkan bir mal­zeme taktıkları çubuğu bir çatıya yerleştirir, ucunu da döndü­rücü bir kola bağlarlar. Çubuk ekseni çevresinde dönerken, polenler yapışkana yakalanır. Belirli bir sürenin sonunda çu­buk yerinden alınır ve üstündeki yapışkan malzeme bir boya­ya batırılır. Bu boya polen sayımını kolaylaştırır. Teknisyen bir mikroskop altında tanecikleri sayar. Elde edilen değer po­len sayısıdır ve bir metreküplük havada bulunan tanecik sayı­sını gösterir.


Polen sayısı 100 ya da daha azsa polen düzeyi düşük, 100-500 arasındaysa orta, 500-1.000 arasındaysa yüksek, 1.000′in üstündeyse çok yüksek demektir. Benzer ölçümler havadaki küf sporları için de yapılır.


Bunun yararı açıktır. Polen düzeyinin düşüklüğü yeşil ışık anlamına gelir; dışarıda işleriniz varsa bunları rahatça yapabi­lirsiniz. Polen sayısının 100-500 arasında (orta düzeyde) oldu­ğu bir günde dışarıya çıkacaksanız, antihistaminik almanızda yarar vardır; aksi halde bazı alerji belirtileri gelişebilir. Yüksek düzey kırmızı ışığın yandığını gösterir. Dışarı çıkmak artık si­zin bileceğiniz bir iştir! Düşman bütün gücüyle kapının ardın­da beklediğine göre, içeride kalmak herhalde en iyisidir! Pen­cereleri kapatın. Arabanızda ya da evinizde serinlemeye ihti­yacınız varsa klima kullanın. Klimayı da yalnız içerideki ha­vayla çalışır konuma getirin.


Polen sayımının tek sakıncası, ölçümlerin bildirilmesine ka­dar aradan uzunca bir zaman geçmesidir. Ertesi güne kadar polenlerin ne yapacağı belli olmaz. Üstünden bir gece geçmiş polen sayımının pek yararı yoktur. Ama bazı ülkeler bu konu­da da artık internetten yararlanıyor; sözgelimi Amerikan Aler­ji, Astım ve Bağışıklık Akademisi’ne bağlı bir büro, ülke ça­pında polen ve spor sayılanm gösterir günlük listeleri internet üstünden yayınlıyor.


Rüzgârdan sakının


Polen düzeyini bilmeden de bazı gün­lerin diğer günlerden kötü olduğunu fark edebilirsiniz. Bu ko­nudaki en önemli kılavuz rüzgârdır. Sert esmeye başladı mı, bi­lin ki hava böylece polen ve spor yükünü almıştır. Bu tanecik­ler durgun havalarda çöker ve sorunlar azalır. Polen sayısı sıcak ve kuru havalarda artar, yağmurlu ve serin havalarda ise düşer.


Genel olarak sabahın erken saatleri dışarı çıkmak için en uygun zamandır. Havayla taşınan polenler genellikle sabah 05.00-10.00 arasında en düşük düzeydedir. Bu saatler çim biç­mek, bisiklete binmek ya da köpeğinizle yürüyüşe çıkmak için uygundur. Polenlerin en çok arttığı dönemde, polenleri süzebi-len bir maske kullanabilirsiniz. Dışarıda polen düzeyinin yük­seldiğini düşünüyorsanız, dışarı çıkmadan yarım ya da bir sa­at önce antihistaminik alın. Alacağınız hap belirtileri önleme­ye yardım eder.


Plaja gidin


Gideceğiniz hemen her yerde polen ve küf sporları vardır; ama deniz kıyısı diğer yerlere göre daha iyidir. Gündüzleri denizden karaya esen meltem rüzgârlarının ege­men olduğu kıyılar, havadaki polen yoğunluğunu da azaltacak­tır. Bu durum hekimin verdiği ilaçlan evde bırakacağınız anla­mına gelmez. Yoğunluğun zirveye ulaştığı mevsimlerde, rahat­sızlık yaratacak düzeyde polenle her yerde karşılaşabilirsiniz.


Kavun-karpuz yasak


Bazı bildik yiyecekler polen ve spor­larda bulunanlara benzer proteinler içerir. Kritik aylarda bu tür besinlerin yenmesi alerjik tepkileri ağırlaştırabilir. Örneğin ayrıkotu gibi bazı bitki polenlerine alerjisi olanların kavun, kar­puz yemesi, ağız ve boğazda ek sorunlara yol açabilir.

Bu tür olası etkileşimlerin sayısı hayli kabarıktır. Sizde ne­yin alerji yaptığı tam ortaya çıkana kadar, besinlerle ilgili çap­raz tepkilerden sakınmaya çalışmanın anlamı yoktur. Hekim sorunlu alerjenleri belirledikten sonra, uzak durmanız gereken besinler konusunda bilgi verecektir.

Yeri gelmişken bir noktayı da belirtmekte yarar var. Pireotu (oltuotu) çiçeklerinden elde edilen ve bit ilacı olarak kullanı­lan piretrin de (etiketlerde pyrethrin olarak yazılır) saman nez­lesine yol açabilir.


Sonraki bölümde, alerjiyle bağlantılı en tehlikeli durumlar­dan biri olan astımı daha yakından mercek altına alacağız. Alerjisi olanların sadece bir bölümünde astımın ortaya çıkma­sının nedeni henüz tam anlaşılmış değildir. Kesin olan şey şu: Etkenleri denetim altına alırsanız, yaşam kalitenizi çarpıcı dü­zeyde yükseltirsiniz.



Saman Nezlesinden Korunma Yollari